Rüşvet vermeye teşebbüs suçundan mahkümiyet, diğer suçlardan zamanaşımı nedeniyle kamu davalarının ortadan kaldırılmasına

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 05/03/2012 havale tarihli dilekçe ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında sanıkların rüşvet suçlarıyla ilgili olarak 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazinenin katılma talebinin kabulüne, hakaret ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından açılan davada doğrudan doğruya zarar görmeyen Hazinenin davaya müdahil olarak katılması mümkün olmayıp, verilen hükmü temyiz etme yetkisi de bulunmadığından, Hazine vekilinin temyiz isteminin bu suçlar yönünden CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanıklar ..., ... müdafiileri ve Hazine vekilinin rüşvet vermeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Olay tutanağı, müşteki anlatımları ve dosya içeriğine göre; suç tarihinde hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/1999 tarih 1998/1098 Esas, 1999/368 Karar sayılı ilamıyla mahkümiyetine karar verilen Mümtaz Yakut ile aynı araçta bulunan sanıkların araçlarında şüphe üzerine polis tarafından yapılan aramada ... isimli şahısta ruhsatsız tabanca ve mermilerin ele geçtiği, sanıklar ... ve ...'ın olay yerinden kaçmaları üzerine kolluk kuvvetlerince takip edilerek yakalandıkları sırada ayrı ayrı görevli polislere kendilerini bırakmaları karşılığında para teklif etmeleri biçiminde gerçekleşen olayda, sanıkların, 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan işlem yapılan bırakılması için görevlilere rüşvet teklif ettikleri hususunda delilin bulunmaması ve haklarında bir suç isnadının da olmaması gözetildiğinde, eylemlerinin 765 sayılı Yasanın 213/2. maddesine uyan yapılması gereken işi yaptırmak için rüşvet verme suçuna vücut vereceği, 765 sayılı Yasada basit ve nitelikli rüşvet suçları ayrı ayrı düzenlenip yaptırım altına alındığı halde, sonradan yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasayla değişiklik öncesi 5237 sayılı TCK'nın rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı cihetle, sanıkların eylemlerinin aynı Yasanın 125/3-a maddesinde düzenlenen kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturacağı bu suçun tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezanın tutarına nazaran 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 10/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.