Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Körfez 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/112 Esas, 2016/430 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 35,62,50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil ve kastı olmadığından beraatine karar verilmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
1. Olay günü Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursu Yazılı Sınavına sanık ...'un yerine temyiz dışı sanık ...'nun sanık ...'e ait nüfus cüzdanı ve sınav giriş kartıyla girerken yakalanması sebebiyle sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçuna teşebbüsten kamu davası açılmıştır.
2. Sanığın soruşturma aşamasında suçlamayı kabul ettiği, mahkeme beyanında kabul etmediği görülmüştür.
3. Sınavda görevli olan tanıklar, durum tutanağı ve sınav cevap kağıdı incelendiğinde temyiz dışı sanık ... Gaizoğlu'nun sınava girdiği, ancak sınav başlamadan kimlik kontrolü sırasında durumun fark edilerek dışarı çıkarıldığı, sanığın durumu itiraf ettiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde eylemin resmi belgede sahtecilik suçuna teşebbüs olduğu kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Temyiz dışı sanık ...'nun sanık ... adına düzenlenmiş, üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmayan sınav giriş belgesi ve nüfus cüzdanını kullanmak suretiyle motorlu taşıtlar sürücü adaylığı sınavı için gittiğinde sınav başlamadan yapılan kontrol sırasında durumun fark edildiği anlaşıldığından sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahetler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 40 ncı maddesinin birinci fıkrasına uyduğu gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçuna teşebbüsten mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Körfez 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/112 Esas, 2016/430 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ancak sanığın lehine olan ve eylemine uyan 5326 sayılı Kanun'un 40 ncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen idari para cezasının miktarına göre, aynı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5271 sayılı Kanun'un 322 nci ve 5326 sayılı Kanun'un 24 üncü maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.