HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2016/297 Esas, 2016/427 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca, 12 kez 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz istemi; atılı suçu işlemeyen sanık hakkında eksik araştırma ve inceleme ile verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.

Tiryaki İletişim isimli iş yerinin yetkilisi olan sanık hakkında, katılanlar adına sahte hat ve hat taşıma sözleşmeleri düzenlemek suretiyle 25 kez özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmış, sanık suçlamaları kabul etmemiş, yapılan bilirkişi incelemesinde imzaların katılanlara ait olmadığı, şikayetçiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adına düzenlenen sözleşmelerdeki imzaların sanığın eli ürünü olduğu tespit edilmiş, sanığa 5809 sayılı yasanın uygulanma ihtimali yönünden ek savunması alınıp ön ödeme ihtarında bulunulmuş, sanık ön ödemeyi kabul etmeyince sanık hakkında, 12 kez özel belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet hükümleri verilmiştir.

1. İletişim bayisi yetkilisi olan sanığın, mağdur adına GSM abonelik ve hat taşıma sözleşmeleri düzenlemekten ibaret eyleminde; hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun'un 104 üncü ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63 üncü maddesinin 10 uncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri gereğince, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56 ncı maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,

2. Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda; hükümden sonra 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun‘un 52 inci maddesiyle 5809 sayılı Kanun‘a eklenen "Dava ve cezaların ertelenmesi“ başlıklı geçici 7 nci madde ile "kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir'' hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2016/297 Esas, 2016/427 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.