İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2017 tarih ve 2016/88 E. - 2017/244 K. sayılı kararıyla, sanığın hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararıyla; katılan vekilinin, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf iddiaları yerinde görülmediğinden, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyizinin; hükmün usul ve Yasa'ya aykırı olduğu, Mahkemenin tanık H.C.'nin beyanına itibar edilmemesine dair gerekçesinin haksız olduğu, tanığın olayın hemen sonrasında kollukta alınan beyanında hakaret eylemini açıkça belirttiği, olaydan bir yıl sonra tanığın hakaret sözünü hatırlamamasının olağan bir durum olduğu, bu durumun çelişki olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenlerle hukuka aykırı olan beraat kararının bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Olay tarihinde katılanın Pendik Marmara Üniversitesi Araştırma Hastanesinde hekim olarak görev yaptığı, sanığın ise bir yakınının acil servise getirilmesi nedeniyle hastaneye gittiği, katılan doktorun yaptığı tedaviyi beğenmeyen sanığın, katılana hitaben "Gerizekalı." demek suretiyle hakaret ettiği iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece, duruşma sırasında dinlenilen tanık H.C.'ye ısrarla sorulmasına rağmen, birşey hatırlamadığını beyan etmesi ve katılan ile aynı iş yerinde çalışması ve katılanın arkadaşı olması nedeniyle tarafsız olmadığı kanaatine varıldığı, bu nedenle bu tanığın beyanına itibar edilmediği, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmanın aksine, katılanın soyut iddiası dışında, sanığın mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği kabul olunarak sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik, katılan vekilinin istinaf iddiaları yerinde görülmediğinden, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesince tanık beyanına ne şekilde itibar edilmediği hususunun gerekçede açıklandığı görülmekle, sanığın beraati yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığından katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.