B O Z M A Ü Z E R İ N E

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2013 tarihli ve 2013/360 Esas, 2013/990 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2013 tarihli ve 2013/360 Esas, 2013/990 Karar sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 29.09.2018 tarihli ve 2015/9722 Esas, 2018/6017 Karar sayılı kararı ile "uzlaştırma" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2018/482 Esas, 2020/91 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine,

2. Sanık ...'ın temyiz isteği; verilen cezanın haksız olduğuna, aynı eylemden dolayı eşit ceza verilmediğine,
İlişkindir.

Katılan ...'ın, 34 ** 0501 plakalı aracını satmak amacıyla sahibinden.com adlı internet sitesinden satılık ilanı verdiği ve işlerinin yoğunluğu nedeniyle ilanda muhatap olarak tanık ...ı belirttiği, sanık ...'in kendisini ... olarak tanıtarak ...ile görüştüğü, tanıkla buluşarak 50.250,00 TL karşılığında aracı satın alma konusunda anlaştıkları, sanığın 250,00 TL kapora verdiği ve 15.03.2012 günü resmi satış işlemi yapmak için sanıklara ait... ilçesinde bulunan ofiste buluştukları, ofiste inceleme dışı sanık İ... ... ve ...'ın bulunduğu, sanık ...'in 15.000,00 TL paranın hemen hesaba aktarılacağını söyleyerek katılandan hesap numarasını aldığı, kalan bakiyeyi ise daha sonra tamamlayacaklarını belirterek katılan ile...i notere yönlendirdiği, aracın temyiz dışı sanık... üzerine devrini sağladıktan sonra buluşma noktası olan iş yerinden çeşitli bahanelerle katılana ödeme yapmaksızın ayrıldıkları, katılanın şüphelenip ısrar etmesi üzerine iş yerinde bulunan ...'in dosyada mevcut senedi vermek zorunda kaldığı, sanıklar tarafından aracın hemen ertesi günü 16.03.2012 tarihinde oto alım satım işi yapan beraat eden sanık...'a noter satışının yapılarak teslim edildiği, bu şekilde sanıkların üzerilerine atılı dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla açlan kamu davasının yargılaması neticesinde, her ne kadar sanıklar üzerilerine atılı dolandırıcılık suçunu işlemediklerini beyan etmiş iseler de, katılan ... ile tanık ...ın oluşa uygun beyanları, uzlaşmanın sağlanamadığına dair uzlaştırıcı raporunun içeriği ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile sanıkların yüklenen dolandırıcılık suçunu işledikleri kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.

1. Sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği ve bu hususun, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca birinci fıkrasının (c) bendindeki "velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması hususunun, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ile sanık ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

4. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, adli para cezası belirlenirken uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması hususu dışında hükümlerde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2018/482 Esas, 2020/91 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümlerin (I) ve (II) nolu fıkralarının gün karşılığı adli para cezası belirlenmesine ilişkin ilgili kısımlarına "52 nci maddesinin ikinci fıkrası'' ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.