Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2016 tarihli ve 2015/826 Esas, 2016/246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi, uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık, mağdurun rızası olduğunu, bu durumun hukuka uygunluk sebebi olduğunu, beraati gerekirken cezalandırılmasının hatalı olduğunu beyan ederek bozulması istemi ile hükmü temyiz etmiştir.
1.Sanığın müştekinin yurt dışında bulunduğu bir sırada müştekiye ait apartmana baz istasyonu kurulması için müşteki adına 06.05.2014 tarihli muvafakatname başlıklı yazıya sahte imza atarak Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ'ye vermek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunmuştur.
2.Sanık savunmasında; eski eşi olan müşteki ile aynı apartmanın içinde olduklarını, apartmana kurulacak baz istasyonlarından müştekinin haberi olduğunu, yurtdışında olduğu ve Türkiye'ye gelemeyeceği için onun yerine bazı evrakları imzaladığını, kasten suç işlemediğini, müştekinin kendisine yetki verdiği için ve o anda evli oldukları için imza attığını beyan etmiştir.
3.Mahkemece sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
1.5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, suç tarihi itibarıyla engel adli sicil kaydı bulunmayan, verilen hapis cezası ertelenen sanık hakkında, adli sicil kaydında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2016 tarihli ve 2015/826 Esas, 2016/246 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.