Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli ve 2015/772 Esas, 2016/273 Karar sayılı kararı ile, sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 211 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1.Şikâyetçinin 26.06.2015 tarihli şikayet dilekçesi ile... ilçesi Gazipaşa Mah. Hükümet Caddesi No: 11/B adresinde bulunan kendisine ait dükkanı 03.05.2012 tarihinde... 3. Noterliğinde yaptığı 02681 yevmiye numaralı kira sözleşmesi ile sanık ...'e kiraya verdiği, sonrasında bilgisi ve rızası dışında 27.05.2014 tarihinde aynı iş yeri ile alakalı daha önceden sanığa kiraladığı yeri, sanığın eşi olan temyiz dışı ...'e kiralamış olacak şekilde yeni bir kira sözleşmesi düzenlendiğini öğrendiği, ancak kendisinin ...'e bu iş yerini kiralamadığını ve böyle bir kira sözleşmesine imza atmadığını beyan ederek kendisi adına kira sözleşmesi tanzim eden sanık ...'ten şikâyetçi olmuştur.

2. Sanığın davaya konu yeri berber dükkanı olarak işletmek amacı ile şikâyetçiden kiraladığı, bir süre bu şekilde dava konusu yeri kullandığı ancak kira bedeli ödemeleri aksayınca şikâyetçi tarafından hakkında icra takibi başlatıldığı, sanık ... ve eşi temyiz dışı diğer sanık ...'in dava konusu yeri çay bahçesine çevirerek bu şekilde işletmeye başlattıkları, ayrıca bu yönde bir kira sözleşmesi düzenledikleri, sözleşmeyi kiraya veren olarak şikâyetçi ..., kiracı olarak ise temyiz dışı sanık ... şeklinde düzenledikleri, şikâyetçi imzasının şikâyetçiye ait olmadığı gibi sanık tarafından bunun kabul edildiği, sanığın sözleşmeyi şikâyetçinin imzalamadığını, sözleşmeyi kendilerinin düzenleyerek o sırada iş yerinde olan müşterilerinden birine imzalattığını belirttiği, ancak gerek sözleşmeden ve gerekse de dava konusu yerin çay bahçesine çevrildiğinden şikâyetçinin haberdar olduğunu ve kendisine durumu bildirdiğini savunmuştur.

3. Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce 10.11.2015 tarihinde tanzim edilen SMS-BLG-15-02384 sayılı uzmanlık raporunda, fotokopi halinde bulunan kira sözleşmesi üzerinden yapılan incelemede sözleşme üzerindeki el yazılarının şikâyetçi ve sanık ile temyiz dışı sanığın eli ürünü olmadığı, atılı bulunan imzaların ise şikâyetçi ve sanık ile temyiz dışı sanığın el ürünü olduklarını gösterir nitelikte uygun grafolojik hususiyetler tespit edilemediğinin bildirildiği, ayrıca söze konu sözleşme üzerindeki el yazılarının tek bir şahıs eli ürünü olduğu, imzaların ise aynı şahıs eli ürünü olduğunu gösterir nitelikte uygun grafolojik hususiyetler tespit edilemediği bildirilmiştir.

4. Şikâyetçi, sözleşmeden ve dava konusu yerin çay bahçesi olduğundan haberinin olmadığını, kendilerine bu yönde bir bilgi verilmediğini, kendisinin zaten yurt dışında yaşadığını ancak sanığı iş yerinden çıkardığını ve şikâyetçi olmadığını beyan etmiştir.

5. Adli Emanetin 2015/682 sırasında muhafaza altına alınan kira sözleşmesi üzerinde, Mahkemece aldatıcılık niteliği yönünden herhangi bir inceleme yapılmamıştır.

6. Mahkemece sanık ...'in tanzim ettiği suça konu kira sözleşmesini... İcra Müdürlüğünün 2014/5240 Esas sayılı dosyasına ibraz etmek sureti ile kullandığı, bu şekilde suçun unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

7. Sanık savunması, şikâyetçi beyanları uzmanlık raporu, sanığa ait adli sicil kaydı ve diğer deliller dosya arasındadır.

1. Sanığın sahte kira sözleşmesi düzenlemek ve kullanmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve keyfiyetin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği, aslı ele geçirilemeyen ve onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık yönünden inceleme yapılması imkanı bulunmadığından, suçun unsurları itibarıyla oluşmayacağı nazara alındığında; somut olayda sanığın... İcra Müdürlüğünün 2014/5240 Esas sayılı dosyasına suça konu kira sözleşmesinin fotokopisini sunduğu anlaşıldığından özel belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi,

2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, suça konu kira sözleşmesinin... İcra Müdürlüğünün 2014/5240 Esas sayılı dosyasına ibraz edildiği 25.02.2015 tarihi yerine 27.05.2014 tarihi olarak gösterilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli ve 2015/772 Esas, 2016/273 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.