Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiin temyiz isteği; kararın ceza hukuku prensiplerine aykırı olduğuna, sanık suç konusu yapıyı satın aldığında duvarın zaten olduğuna kendisi tarafından yapılmadığına, ayrıntılı inceleme yapılmadan karar verildiğine, bilirkişi raporlarının itirazlarını karşılamadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
İhbar üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, özel orman niteliği bulunan Dragos Özel Ormanı içerisinde 18,63 m2lik bir yapı olduğunun tespiti üzerine sanık hakkında suç tutanağı düzenlenmiştir.
Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında, taşınmazı 2006 yılında satın aldığını, aynı şekilde hiçbir değişiklik yapmadan kullanmaya devam ettiğini, işgal kastının olmadığını beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman ve fen bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlarda suça konu yerin Dragos Özel Ormanı içerisinde olduğu ve bu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı tespit edilmiştir.
Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.