SUÇLAR: Güveni kötüye kullanma, tehdit, haksız rekabet
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2015/165 Esas, 2016/186 Karar sayılı kararı ile
1. Sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca doğrudan 500,00 TL, hapisten çevrilme 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Sanık ... hakkında tehdit, sanıklar ... ve ... hakkında haksız rekabet suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlemediğine ilişkindir.
2. Katılan vekili hükmü temyiz etmek istediklerine dair süre tutum dilekçesi vermiş olup gerekçeli karar tebliği sonrasında başkaca dilekçe sunmamıştır.
Katılanın işlettiği iş yerinin bitişiğinde bulunan ve aynı nitelikte eşyaların satıldığı hediyelik eşya dükkanını işletmek üzere sanık ...'a devrettiği ancak taraflar arasında zamanla haksız rekabetin başladığı, sanık ...'un oğlu ve kızı olan diğer sanıkların katılana ait dükkana gelmekte olan müşterilere, bunlar sahte Çin malı satıyorlar, gümüşleri sahte, ipek şalların üzerindeki Çin malı etiketini kesip satıyorlar diyerek müşterileri vazgeçirdikleri iddiasıyla sanıklar ... ve ... hakkında haksız rekabet, sanık ...'un katılanın devrettiği dükkanda kullanmak üzere teslim ettiği yazar kasayı, bilgisi ve rızası dışında yeni açtığı iş yerine götürmek, istemesine rağmen katılana teslim etmemek suretiyle güveni kötüye kullanma ve yaşanan bir tartışma sırasında katılana benim bir milyon TL param var, oğlumunda yüz bin TL parası var, gerekirse sizi bitirmek için bu parayı harcarım, tüm servetimi harcar, sizi yok ederim diyerek tehdit suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet, tehdit suçundan beraat, sanıklar ... ve ... hakkında haksız rekabet suçundan beraat hükümleri kurulmuştur.
A. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Haksız Rekabet Suçundan, Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
1. Sanıklar ... ve ...'in yargılama konusu eylemleri için, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve son cümlesi uyarınca; sanık ...'un yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların 16.06.2015 tarihli sorguları olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle; hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu ve hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
A. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Haksız Rekabet Suçundan, Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2015/165 Esas, 2016/186 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2015/165 Esas, 2016/186 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.