Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2013 tarihli ve 2012/673 Esas, 2013/403 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan beraatına karar verilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.04.2018 tarihli ve 2015/3678 Esas, 2018/2856 Karar sayılı kararı ile suça konu aracın kime ve hangi tarihlerde devir yapıldığının trafik tescil şube müdürlüğünden sorulmak sureti ile tespiti, katılanın, aracın ertesi gün sanığın teyzesinin oğlu ...'e devrinin yapıldığını belirtmesi karşısında; bu hususun doğru olduğunun anlaşılması halinde bu kişinin olayla ilgili dinlenmesi, ayrıca katılanın, sanığın ...alt tarafında bulunan... Otomotiv isimli işyerinin bulunduğunu, ancak olaydan sonra gittiğinde bu işyerinde sanığın tanınmadığını belirtmesi karşısında; söz konusu işyerinin kime ait olduğunun, sanığın tanınıp tanınmadığının araştırılması ve toplanan delillerin sonucuna göre sanığın suç kastının bulunup bulunmadığının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi nedeniyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli 2018/303 Esas, 2019/466 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52,53 ve 58 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarınasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık hapis cezasını temyiz etmek istediğini beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.

1. Katılanın ...plakalı aracını satmak için araba pazarına götürdüğü, sanığın araca müşteri olduğu, tarafların 23.750,00 TL'ye anlaştıkları, sanığın 100,00 TL kapora verdiği, 20.03.2012 tarihinde noterden aracın satışını yaptıklarını ve parasını almak için sanığın ofisine gittiğini, parasının eksik olduğunu söyleyerek aracın kontak anahtarı ve ruhsatını alıp olay yerinden ayrıldığını beyan ederek şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturmada; sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur.

2. Sanık savunmasında; İstanbul'da Karaca Otogaleride çalıştığını, patronlarının aracı aldığını, parasını patronlarının vereceğini, vermedikleri için de onların iyi insanlar olmadıklarını düşünüp işten ayrıldığını beyan etmiştir.

3. Bozma üzerine sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosya uzlaştırma bürosuna tevdi edilmiş ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlenmiştir.

4. Mahkemece, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı ve uzlaştırmada duran süre de gözetilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli 2018/303 Esas, 2019/466 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.