Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil, el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında, Çanakkale ili Biga ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 1384 parsel sayılı 2900,10 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.
Davacı vekili; Çanakkale ili Biga ilçesi ... Köyünde 02.10.2000 tarihinde başlanarak 18.10.2001 yılında kesinleşen orman kadastro çalışmaları neticesinde Çanakkale ili Biga ilçesi ... Köyü 1384 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesinde belirtilen nitelikleri taşıdığı kanaatiyle taşınmazın tamamının orman sınırları içerisine alındığını, taşınmazın tapu kayıtlarında ... kızı ... ve ... kızı ...'in malik olarak göründüğünü, yine taşınmazın tapu kayıtlarında davalı TEİAŞ lehine tesis edilmiş daimi irtifak ... bulunduğunu, davalılar ... ve ...'in yasal süresi içerisinde yapılan orman kadastrosuna itiraz etmediğinden yapılan kadastro çalışmalarının kesinleştiğini, bu kesinleşme ile davalının sahip olduğu tapunun hukuki geçerliliğini kaybettiğini, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu beyanla, Çanakkale ili Biga ilçesi ... köyü sınırları içerisinde kalan 1384 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman tahdit sınırları içerisine alınması nedeniyle ... ve ... adına olan tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, taşınmazın tapu kaydı üzerinde bulunan davalı TEİAŞ lehine konulan daimi irtifak hakkının terkinine, taşınmaza müdahalenin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı TEİAŞ vekili; Çanakkale ili Biga ilçesi ... köyü 1384 parsel numaralı taşınmazın kaydına kurum adına daimi irtifak haklarının hukuka uygun olarak ve tapu siciline ... ilkesi gereğince tescil edildiğini, bu nedenle daimi irtifak hakkının terkinine ilişkin talebin yerine olmadığını, söz konusu irtifak ... nedeniyle tazminat davası açma haklarını da saklı tuttuklarını, bu irtifak hakkının kesinleşen kamulaştırma işlemine istinaden maliklere yapılan ödemeler neticesinde tapuya tescil edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 29.04.2016 tarihli ve 2015/153 Esas, 2016/254 Karar sayılı kararla; dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Köyünde 02.10.2000 tarihinde orman kadastrosu çalışmalarının başladığı, askı ilana çıkan kadastro çalışmalarının 18.10.2011 tarihinde kesinleştiği, yüksek orman mühendisi, ziraat mühendisi ve fen bilirkişisinin, memleket haritası, amenajman plan haritası ve eski tarihli hava fotoğrafının incelenmesiyle ve fiili durum itibariyle taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğuna dair raporu, harita mühendisinin taşınmazın orman sınırları içerisinde olduğuna dair krokisi, bilirkişilerin taşınmazın O.S noktaları içerisinde kaldığına dair görüşü birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu taşınmazın kesinleşen orman kadastro haritası içerisinde olduğu ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne; Çanakkale ili Biga ilçesi ... Köyü Bakırtepe Mevkii 1384 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, taşınmaz üzerindeki daimi irtifak ve diğer şerhlerin silinmesine karar verilmiştir.
Hükmün davacı vekili ve davalı TEİAŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/5823 Esas, 2019/7295 Karar sayılı ilamıyla; ".... 1) Davalı TEİAŞ’ın temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede, dava konusu Biga ilçesi ... köyü 1384 parsel sayılı taşınmazın orman tahdit alanında kaldığı belirlenerek tapu sicilinde TEİAŞ lehine yazılı irtifak şerhinin silinmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2) Davacı ... Yönetiminin temyiz itirazları yönünden, mahkemece davanın kabulü ile Biga ilçesi ... köyünde bulunan 1384 parsel sayılı taşınmazın davalı gerçek kişiler adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de dava dilekçesinde müdahalenin önlenmesi de istendiğine göre, bu konuda da olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken verilmemesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile bozma öncesi hükmün Çanakkale ili Biga ilçesi ... Köyü Bakırtepe Mevkii 1384 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve taşınmaz üzerindeki daimi irtifak ve diğer şerhlerin silinmesine ilişkin kısmı Yargıtay tarafından onandığından, bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının meni müdahale istemine yönelik talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi