Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi olan ...'un davalının trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu iken, araç sürücüsünün tek taraflı yaptığı trafik kazası sonucu yaşamını yitirdiğinden bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya süresinde cevap vermemiş, vekili yargılama aşamasında davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın sigorta poliçesinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının yürürlük tarihinden sonra tanzim edildiği, bu nedenle davanın bu genel şartlar doğrultusunda değerlendirilebileceği, genel şartların kapsama giren teminat türlerini düzenleyen A.5 maddesinin ç bendinde yapılan tanıma göre; destekten yoksun kalma teminatı üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminat olup, açıkça vurgulandığı üzere kapsama alınan teminatın 3. kişinin ölümü nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların zararı olduğu, somut olayda ölenin 3. kişi olmayıp bizzat araç maliki ve sigortalı olduğu, bu nedenle davacıların zararının teminat kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; tazminatın ölenin mirasçısı sıfatıyla değil ölenin desteğinden yoksun kalınması sebebiyle talep edildiğinin, davacıların doğrudan zarar gördüklerini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; trafik kazasının dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağı ve ceza mahkemesi kararına göre tek taraflı olarak sürücünün kendi kusuru ile 08.05.2016 tarihinde gerçekleştiği, sigortalı aracın poliçe tanzim tarihinin ise 13.02.2016 olup yeni poliçe genel şartlarının yürürlük tarihinden sonra olduğu ZMMS Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak, üçüncü kişinin ölümünün destekten yoksun kalma teminatı kapsamında olduğu, bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında mutlaka ölen kişinin üçüncü bir kişi olması gerektiği, aracın işleteni olan ve yolcu konumundayken vefat eden sigortalı ...'u üçüncü kişi olarak kabul etmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve saysısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemiştir
davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın tek taraflı trafik kazası yapması neticesinde araçta yolcu olarak bulunan desteğin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,89,91 ve 92 nci maddeleri.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, vefat eden yolcunun davalı ... şirketi ile birlikte sorumluluğu bulunan araç işleteni olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.