SAYISI: 2022/İHK-21577
SAYISI: K-2022/42820
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 21.03.2019 tarihinde davacıların oğlunun yolcu olduğu araç ile davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda gerçekleşen ölüm nedeniyle davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak her bir davacı için 10,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 14.02.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini toplamda 165.447,02 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı anne ve baba için dava öncesi ödeme yaptıklarını, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında sorumlu olduklarını, kusur raporu alınması gerektiğini, yasal faizden sorumlu olduklarını, başvuru sahibi lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigortalı araç sürücüsünün %75 kusur oranı ve asgari ücret geliri dikkate alınmak, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılmak, davalı tarafça yapılan ödemenin güncel karşılığı mahsup edilmek suretiyle düzenlenen ve toplam 165.447,02 TL tazminat istenebileceği tespitini içeren bilirkişi raporu hükme esas alınıp, %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davacı Muzaffer için 25.635,51 TL, davacı ... için 92.241,49 TL olmak üzere toplam 117.877,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, tazminat hesabının Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, kusur dağılımını kabul etmediklerini, müvekkiline atfedilen kusur oranının Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuyla tespiti gerektiğini, başvuranın desteğe ihtiyaç durumunun ispatı gerektiğini, raporun aktüer bilirkişiden alınması gerektiğini, davacıların Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, başvuran lehine verilen vekâlet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, 21.03.2019 tarihli trafik kazası sonucu müvekkili şirket tarafından başvuran ... için 39.465,05 TL ve ... için 18.901,31 TL destekten yoksun kalma tazminatının ödendiğini, işbu ödemelerin tabi olunan tüm mevzuat ve içtihat kapsamına uygun olduğunu, fazlaya ilişkin talebin reddi gerektiğini, ödeme tarihindeki veriler esas alınarak hesaplama yapıldığında müvekkili şirketçe yapılan ödemelerin yeterli olduğunun tespit edileceğini, kusur dağılımını kabul etmediklerini, müvekkiline atfedilen kusur oranının ATK raporuyla tespiti gerektiğini, davacıların desteğe ihtiyaç durumunun ispatı gerektiğini, başvuruya taraf olmayan desteklerin paylarının ayrılması gerekirken yalnızca başvuranlar üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı sonuç doğurduğunu, raporun aktüer bilirkişiden alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacıların SGK'dan ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olsa dahi aynı olay sebebiyle aynı vekil ile temsil edilmesi halinde ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölen yolcunun desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.