Mahkûmiyet, eşya müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; erteleme kararının hukuka aykırı olması, nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiği sebepleri ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz istemi; cezanın fazla olması, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

3.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; hükmün gerekçesiz olmasının hukuka aykırı olması sebebi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Önleme araması kararı uyarınca sanığın sürücüsü olduğu araçta yapılan aramada, orijinal depo ve ek depodan 1000 lt kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık savunmasında, motorini araçta kullanmak için aldığını, ticari amacı olmadığını beyan ederek atılı suçları kabul etmemiştir.

Dosyada mevcut ...-PAL analiz raporuna göre, ele geçen motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz, organik sıvı ile tağşiş edilmiş ve teknik düzenlemeye aykırı olduğu tespit edilmiştir.

Dava konusu eşyanın değerinin pek hafif kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına uygun olduğu anlaşılmıştır.

Sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bozma sonrasında ise gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının üçte bir indirim oranıyla ihtar edildiği görülmüştür.

Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;
Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34 üncü, 230 uncu maddeleri ve 289 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının amir hükmü olduğu dikkate alınarak; iddia, savunma, sanığın leh ve aleyhindeki kanıtların tartışılması, sanığın savunmalarına neden itibar edilmediğinin denetime imkan verecek şekilde açıklanması, sübutu kabul edilen ve suç oluşturan eylemlerin belirlenmesi ve yasal öğelerinin gösterilmesi gerektiği gözetilmeden gerekçesiz olarak hüküm kurulması,

Kabule göre ise;
7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının sanık tarafından kovuşturma evresinde ödenmesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın cezasında üçte bir oranda indirim yapılacağı ihtar edilerek indirim oranında yanıltılması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

06.06.2024 tarihinde karar verildi.