Mahkûmiyet, eşya müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin temyiz istemi; hükmün gerekçesiz olması, suçun unsurlarının oluşmaması, eksik inceleme ile verilen kararın hukuka aykırı olması ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Önleme araması kararı uyarınca sanığın sürücüsü olduğu araçta yapılan aramada, bidonlar içinde 585 lt kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık savunmasında, kullanmak için aldığını, ticari amacı olmadığını beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir.

Dosyada mevcut 28.08.2013 tarihli ...-PAL analiz raporuna göre, numunenin solvent ve organik sıvı karışımı (mineral yağ) olduğu, akaryakıt olarak kullanılabileceği tespit edilmiştir.

Dava konusu eşyanın değerinin pek hafif kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına uygun olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Dosyada mevcut analiz raporuna göre dava konusu eşyanın solvent ve organik sıvı karışımı olduğu anlaşılmakla, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,

b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” düzenlemesi karşısında, etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün olduğu anlaşılmakla, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı da yapılmadığı gözetilerek; eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranda indirim yapılacağı ihtarı yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyetini içeren yasal ihtarat yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

06.06.2024 tarihinde karar verildi.