1- İlk derece mahkemesince eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında hükme esas alınan bilirkişi raporu ile iş bedelinin hesap edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptali ile 592.062,59 TL asıl alacak ve 7.153,41 TL işlemiş faiz, 520.525,95 TL asıl alacak ve 2.181,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.121.923,88 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3- Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 2020/1600 Esas, 2020/3087 Karar sayılı ilamıyla ve asıl alacak miktarında ihtilâf olmadığı, davalının itirazının faize ilişkin olduğu, sözleşmenin 11.2. maddesindeki düzenlemenin alacağın istenebilir olduğu tarihi göstermekte olup, kesin vade teşkil etmediği, temerrüde esas olamayacağı, 1 nolu hak edişle ilgili davacının 10.05.2018 tarihli yazıda 1 no.lu hak ediş bedelinin 7 gün içinde ödenmesi talep edilmiş olup, hak ediş bedeli de davalının bilgisinde olduğu ve anılan yazı 1 no.lu hak ediş bedeli bakımından temerrüde düşürücü nitelikte olduğundan, 10.05.2018 tarihli yazının iş sahibine tebliğ edilip edilmediği araştırılıp tebliğ edilmiş ise, tespit edilen tebliğ tarihine 7 gün eklenmek sureti ile bulunacak temerrüt tarihinden takip tarihine kadar 1 no.lu hak ediş bedeli için davacı işsahibinin talebindeki gibi yasal faiz isteyebileceğinden mali müşavir bilirkişiden söz konusu hak ediş bedeli için temerrüt tarihinden takip tarihine kadar isteyebileceği yasal faiz miktarının tespiti ile takip tarihinden sonra ancak dava açılmadan önce yapılan kısmi ödemelerin TBK'nın 100. maddesi gözetilerek öncelikle ödeme tarihine kadar işlemiş faiz ve icra masraflarından kalanı da asıl alacaktan mahsup edilmek sureti ile davacının icra takip tarih itibari ile isteyebileceği alacak miktarı hakkında gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp, davalının dava tarihinden sonra yaptığı ödemeler ve miktarları araştırılıp, bu ödemelerin tarih ve miktarları gösterilerek TBK'nın 100. maddesi gereğince icra dairesince infaz aşamasında nazara alınmasına karar verilmesi, bu halde davalı icra takibine itirazında işlemiş faiz yönünden kısmen de olsa haklı olup, alacağın miktarı alınacak bilirkişi raporu ile saptanacak olduğundan koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, söz konusu kararın bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4- İlk Derece Mahkemesinin bozma üzerine verdiği davanın kabulüne, itirazın iptali ile davacının icra takip tarihi itibariyle bakiye 1.112.588,54 TL asıl alacak ile 25.111,12 TL masraf bakiye borca ilişkin alacak miktarı olduğundan bu miktar üzerinden takibin devamına, 24.09.2018 tarihli 334.089,21 TL ödeme ve 15.10.2018 tarihli 100.000,00 TL ödemenin icra dairesince infaz aşamasında değerlendirilmesine, icra inkar tazminatı yönünden davanın reddine ilişkin karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilâmının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınacağının tabi bulunmasına göre davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin davalı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 06.06.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.