Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın zemin katındaki dükkanın müvekkiline ait olduğunu, davalının haksız olarak işgal ettiğini belirterek, ecrimisil talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligata rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmamış, yargılama sırasında beyanında, dava konusu 4728 ada 1 parsel ile komşu 3 parselin birleştirilerek üzerine kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile bina yapıldığını, dükkanın tek olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.

1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut olayda dava konusu 4728 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, arsa vasfında olup üzerinde fiilen apartman olmakla birlikte, henüz kat mülkiyeti kurulmuş bir taşınmaz değildir. Davacının daha önce açmış olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve tapu iptal tescil davası kabul edilip kesinleşmekle, davacı ve dava dışı 3. kişiler paylı malik konumundadır. Talep edilen ecrimisil dönemi içinde davacı dava konusu taşınmazda, 18.04.2006 tarihinden 19.12.2011 tarihine kadar 53/100 pay, 19.12.2011 tarihinden 11.04.2013 taeihine kadar 14/100 pay sahibidir. Davacının payı doğrultusunda ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, eldeki davada taşınmaza malik olan üçüncü kişiler taraf olmamasına karşılık mahkemece davacının beyanı doğrultusunda fiili taksimin varlığı kabul edilerek dükkanın getireceği gelirin tamamı üzerinden ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1. bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.