SUÇLAR: Tasarlayarak öldürme, nitelikli yağma

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

Dairemizin 2024/2815 Esas sayılı dosyası ile işbu dava dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşılmış olup, dosyalar birlikte incelenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci

fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2020 tarihli ve 2019/361 Esas, 2020/396 Karar sayılı kararı ile;

1. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

2. Maktule karşı nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a-c-d) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

3. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında üzerlerine atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 20.09.2021 tarihli ve 2021/454 Esas, 2021/783 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekilleri ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan ... vekili, katılan ... vekili ve katılan ...'un temyiz istemleri; beraat eden sanıkların cezalandırılmaları gerektiğine, suça sürüklenen çocuğun yaşının küçük olmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.

Dosya içeriğine göre; maktul ...'ıa ulaşılamaması nedeni ile ailesinin kolluk kuvvetlerine başvurduğu, maktulün en son görüldüğü güzergahtaki kamera görüntülerinin temin edilerek incelendiği, yapılan inceleme sonucunda ...'ın en son ... İş Merkezi'ne girdiğinin tespit edildiği, iş merkezinin içindeki kamera görüntülerine bakıldığında ise ...'nin 1. katta bulunan ... Madencilik isimli dükkana girdiğinin belirlendiği, ancak çıkışının tespit edilmediği; ...'ın işyerine girmesinden bir süre sonra ise ofis içerisinden iki kişinin çıktığı, bu iki kişinin uçlarına poşet geçirilmiş

vaziyette halı taşıdıkları, ancak halıyı kaldıramayıp yerde sürüklediklerinin görüldüğü, bu şekilde maktul ...'nin kaçırıldığı yahut öldürüldüğüne ilişkin emare elde edildiği; maktul ...'nin son olarak görüldüğü ... Madencilik isimli işyerinin sanık ...'a ait olduğunun belirlendiği, sanıklar ... ve ...'ın, ...'ye çok yüklü miktarda borçlu olduklarının bildirildiği; kolluk görevlilerince kamera görüntüleri üzerinde yapılan çalışmalarla halıyı taşıyan şahıslardan birinin ofisin sahibi olan Halil'in oğlu suça sürüklenen çocuk ... olduğunun, diğerinin ise temyiz dışı sanık ... olduğunun anlaşıldığı, sanık ... ...'nın beyanlarıyla da sabit olduğu üzere, suça sürüklenen çocuğun maktulü borcunu ödeme vaadiyle telefonla iş yerine çağırdığı, maktulün gelmesi sonrasında suça sürüklenen çocuğun maktule silah zoruyla senet imzalattığı, akabinde de suçta kullanılan silahla maktulü öldürdüğü anlaşılarak bu yönde mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

A. Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden;
Sanıkların aşamalarda değişmeyen savunmalarının aksini gösteren ve cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut herhangi bir delil elde edilemediği anlaşıldığından, kurulan beraat hükümlerinde isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında maktule nitelikli yağma suçundan kurulan hüküm yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, yargılama safahatlarındaki işlemlerin adil yargılanma hakkına uygun yapıldığı, öldürme ve yağma eylemlerinin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında maktule yönelik öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden;

1. Suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup, incelemeye konu somut olayda, suça sürüklenen çocuğun öldürme kararını şarta bağlı olarak aldığı, bu itibarla tasarlamanın koşulları bulunmadığından, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK.nin 82/1-a maddesinin uygulanamayacağının düşünülmemesi,

2. Suça sürüklenen çocuğun öldürme eylemi öncesinde maktulü babasının iş yerine borcunu ödeme vaadiyle çağırdığı, bu hususun HTS kaydıyla da sabit olduğu, maktulün iş yerine girmesi ile suça sürüklenen çocuğun silahını çıkararak ceplerini boşaltmasını istediği ve maktule senet imzalattığı akabinde maktulü öldürdüğü olayda, öldürme suçunun yağma suçunu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak için işlendiğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin (h) fıkrasının uygulanmaması
Hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan beraat hükümleri ve suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Gerekçenin (A-B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 20.09.2021 tarihli ve 2021/454 Esas, 2021/783 Karar sayılı kararında katılan ve katılanlar vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle suç vasfı yönünden katılan ... ve katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 20.09.2021 tarihli ve 2021/454 Esas, 2021/783 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca takdiren Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2024 tarihinde karar verildi.