İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil ve kal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun hukuki yarar yoluğundan reddine, davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında, Antalya ili Merkez ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2380 parsel (yeni 9772 ada 49 parsel) sayılı 1.904 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kargir ev ve arsası vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.
Davacı vekili; Antalya ili Döşemealtı ilçesi ... Mahallesinde kain 2380 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, sınırlandırılması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B madde çalışmasının 1988 yılında bitirildiğini, 08.07.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğini, dava konusu taşınmaz üzerindeki kargir ev ve arsanın kesinleşmiş orman tahdidi içerisinde kaldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline, taşınmaz üzerindeki muhtesatın kal'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazın babasından gelen taşınmazlardan biri olduğunu, babasının sağlığında mallarını çocukları arasında paylaştırdığını ve bu taşınmazı kendisine verdiğini, dava konusu yeri 1986 yılında yaptığını, halen ailesi birlikte aynı yerde oturduğunu, bu yerin ormanla bir ilgisi olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (C) harfi ile gösterilen 347,92 m2'lik kısmının kesinleşmiş orman tahditi sınırları içerisinde kaldığı, diğer bölümlerin ise tahdit sınırı dışında bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile Antalya ... Mahallesi 9772 ada 49 parselin (eski 2380 parsel) fen bilirkişisi ... 'ın 22.05.2019 tarihli raporundaki krokide (C) harfi ile belirtilen 347,92 m2'lik kısmına ilişkin tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, bu kısım üzerindeki bina ve diğer muhtesatların kal'ine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, davacı vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde; davacı İdarenin tahdide dayalı olarak eldeki davayı açtığı, Mahkemece 24.09.2019 tarihli ve 2018/888 Esas, 2019/472 Karar sayılı önceki hükümle, davaya konu taşınmazın (C) harfi ile gösterilen bölümünün tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, fazlaya ilişkin istem yönünden, başka bir ifade ile taşınmazın (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümleri yönünden davanın reddine karar verildiği ve Orman İdaresinin hükmü yalnızca (C) bölümü yönünden kal talebi hakkında bir karar verilmemesi gerekçesiyle istinaf ettiği, istinaf nedeninin bu olduğunu açıkça belirtmek suretiyle istinafını hasrettiği, Dairenin de 13.10.2020 tarihli ve 2020/213 Esas, 2020/593 Karar sayılı ilamı ile "davacı ... İdaresinin davanın kısmen kabul edildiğini, ancak kal talebi hususunda bir karar verilmediği, istinaf nedenlerinin bu olduğunu ileri sürerek hükmü istinaf ettiği ve tarafların başkaca bir hususu istinaf nedeni yapmadığı anlaşılmakla, HMK 355/1. maddesinde incelemenin istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılabileceği bildirildiğinden iki taraf yönünden de istinaf incelemesine konu edilen bölümün, çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilen (C) bölümü" olduğu kabul edilerek kal hususunda bir karar verilmek üzere hükmün kaldırıldığı, kaldırma kararından sonra verilen incelmeye konu hükmün istinafında ise, davacı ... İdaresinin bu kez taşınmazın tamamının orman olduğunu ileri sürerek redde karar verilen (A) ve (B) bölümleri yönünden hükmü istinaf ettiği, ancak yukarıda anlatıldığı üzere davacı idarenin aynı nitelikteki bir önceki hükmü taşınmazın (A) ve (B) bölümleri yönünden istinaf etmediği ve aynı nitelikteki son hükümle de aleyhine reddedilen (A) ve (B) bölümleri yönünden davacı aleyhine yeni bir hukuki durumun yaratılmadığı, bu nedenle hükmü istinafta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteğinin reddine; davalı vekilinin istinaf nedenlerine gelince; dosya kapsamına ve mahallinde icra edilen keşif neticesi alınan raporlarla netleşen duruma göre; çekişmeli taşınmazın kabule karar verilen (C) harfi ile gösterilen bölümü her ne kadar 1942 yılında kesinleşen tahditte orman sınırı dışında kalmışsa da Tapulama Mahkemesinin 1969/87 Esas sayılı dosyasında görülen dava ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yerdeki tahdit hattının değiştirildiği ve orman sınırının yeniden oluşturulduğu, mahkeme kararı ile oluşturulan bu sınıra göre dava konusu taşınmazın (C) bölümünün orman sınırı içinde kaldığı ve ayrıca 1985 yılında aplikasyon, herhangi bir nedenle orman dışı kalmış ormanların kadastrosu ve 2/B uygulaması yapıldığı ve 1988 yılında kesinleştiği, bu çalışmada da dava konusu taşınmazın (C) harfi ile gösterilen bölümünün orman içinde kaldığı, bu kapsamda mahkemece davacının talepleri doğrultusunda (C) bölümü hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.