Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, cezanın eksik belirlendiğine, erteleme kararının hukuka aykırı olduğuna, eşyaların tamamı hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine, usul ve kanuna aykırı hükmün bozulmasına ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz isteği, adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, delil bulunmadığından müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine, usulüne uygun şekilde zararın hesaplanmadığına, müvekkilin hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinden faydalanmasına engel olunduğuna, aracın müsadere edilmesinin kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğuna, orantılılık ilkesinin gerektirdiği adil dengenin sağlanamadığına, usul ve kanuna aykırı hükmün bozulmasına ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 26.10.2013 tarihinde saat 22.00 sıralarında kolluk görevlileri tarafından yapılan uygulamada, ... marka aracın uygulama noktasında durmayarak kaçtığı bilgisinin alınması üzerine çalışmalara başlanıldığı, 27.10.2013 tarihinde saat 02.30 sıralarında ... istikametine doğru seyir halinde olan sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın oluşturulan uygulama noktasına geldiğinde durdurulmak istendiği, ancak ihtara uymayarak kaçtığı, yapılan takip sonucunda yakalandığı, sanığın savunmasında araçta 500 karton kaçak sigara olduğu için kaçtığını beyan ettiği, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunması sebebiyle verilen yazılı arama emrine istinaden saat 03.10 sıralarında yapılan aramada, aracın bagajında ve arka koltuk üzerinde toplam 500 karton gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalarda, suça konu sigaraları satmak için bulundurduğunu beyan etmiştir.

Etkin pişmanlık hükümleri açıkça bildirilen sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğnamede belirtilen görüşe iştirak olunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;

1.Sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51 inci maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı halde, erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi,

2.5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtarının yapılmaması,

3.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz" hükmüne aykırı olarak, sanık hakkında erteli 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmolunduğu halde, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,

4.Suça konu kaçak sigaraların tümünün 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği;

1.Hükmün cezanın ertelenmesine ilişkin fıkrasından "cezasının" ifadesinin çıkartılarak yerine "hapis cezasının" ifadesinin eklenmesi,

2.Hükmün sanık hakkında verilen cezanın ertelenmesine ilişkin fıkrasının devamına "5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince denetim süresinin iyi hâlli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağının ihtarına," ifadesinin eklenmesi,

3.Hükümden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin fıkranın çıkartılarak yerine "24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine," ifadesinin eklenmesi,

4.Hükmün kaçak sigaraların müsaderesine ilişkin bendinin çıkartılarak yerine "Suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine," ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.