HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık, hakkında verilen hükmü temyiz etmek istediğine ilişkin temyiz dilekçesi sunmuştur.
Birleşen 2020/28 Esas sayılı dosyada; 01.02.2015 tarihinde sanığın işlettiği hediyelik eşya dükkanında 92 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Olaya ilişkin iddianamenin düzenlenme tarihinin 03.03.2015 olduğu görülmüştür. Sanık suça konu sigaraları satmak amacıyla bulundurduğunu ikrar etmiştir.
Birleşen 2020/11 Esas sayılı dosyada; 30.11.2014 tarihinde sanığın işlettiği hediyelik eşya dükkanında 217 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Olaya ilişkin iddianamenin düzenlenme tarihinin 12.01.2015 olduğu görülmüştür. Sanık suça konu sigaraları satmak amacıyla bulundurduğunu ikrar etmiştir.
Birleşen 2015/133 Esas sayılı dosyada; 20.12.2014 tarihinde sanığın işlettiği hediyelik eşya dükkanında 601 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Olaya ilişkin iddianamenin düzenlenme tarihinin 12.01.2015 olduğu görülmüştür. Sanık suça konu sigaraları satmak amacıyla bulundurduğunu ikrar etmiştir.
Ana dava dosyasında; 08.12.2014 tarihinde sanığın işlettiği hediyelik eşya dükkanında 169 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Olaya ilişkin iddianamenin düzenlenme tarihinin 05.02.2015 olduğu görülmüştür. Sanık suça konu sigaraları satmak amacıyla bulundurduğunu ikrar etmiştir.
Bozma ilamları sonrasında, sanık savunmasında gümrüklenmiş değerlerin toplamının iki katı tutarını ve gümrük vergilerinin toplamını ödeyemeyeceğini ifade etmiştir. Soruşturma aşamalarında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında ödeme yapması halinde cezasında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, 1/3 olarak bildirildiği görülmüştür. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasına göre suça konu eşyaların gümrüklenmiş değerlerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda "pek hafif" değer aralığında olduğu görülmektedir.
Sanık hakkında işbu dosyadaki 12.01.2015 iddianame tarihi ile hukuki kesintinin gerçekleştiği, 30.11.2014,08.12.2014 ve 20.12.2014 suç tarihli eylemlerinin zincirleme suç kapsamında değerlendirilerek, 01.02.2015 suç tarihli eyleminin ayrı değerlendirilmesi gerektiği, yine sanığın UYAP kayıtlarının incelenmesinde suç tarihi 29.01.2015, iddianame düzenlenme tarihi 04.08.2015 olan başka bir kaçakçılık eyleminin bulunduğu, anılan eyleminin de işbu dosya kapsamındaki 01.02.2015 suç tarihli eylemi ile zincirleme suç kapsamında kalacağı gözetilmeden, Mahkemece dosya kapsamındaki dört eyleminin zincirleme suç kapsamında kabul edildiği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; işbu dosya kapsamındaki 30.11.2014,08.12.2014 ve 20.12.2014 suç tarihli eylemleri bakımından 12.01.2015 tarihli iddianameler ile hukuki kesintinin gerçekleştiği, dolayısıyla 01.02.2015 suç tarihli eyleminin diğer üç eylemle zincirleme suç kapsamında kalmadığı gibi Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2021/2212 Esas sırasında kayıtlı 25.04.2024 tarihinde bozulmasına karar verilen İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2016 tarihli ve 2015/1201 Esas, 2016/471 Karar sayılı dosyasında suç tarihi 29.01.2015, iddianame düzenlenme tarihi 04.08.2015 olan eylemi ile ayrıca zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiği halde, sanık hakkında zincirleme suç kapsamı yazılı şekilde değerlendirilerek hüküm kurulması,
Kabule göre de,
1.Soruşturma aşamalarında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa gümrüklenmiş değerlerinin iki katı tutarını ödemesi halinde cezada indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, 1/3 olarak bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılması ve hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
2. Sanığın işbu dosya kapsamındaki dört eylemi zincirleme suç kapsamında kalmadığı halde bu kabul ile gümrüklenmiş değerlerin toplamının iki katının sorulması suretiyle sanığın yanıltılması,
3. Sanık hakkında temel ceza belirlenerek, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulandıktan sonra, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının (7243 sayılı Kanun ile değişik yirmiüçüncü) uygulanması ve buna göre netice cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama sırasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
06.06.2024 tarihinde karar verildi.