1-Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/a ve 67/1. maddeleri uyarınca açılan davadan; CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat

2-Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesi uyarınca açılan davadan; CMK’nın 223/2- c maddesi gereğince beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların ayrı ayrı beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili ve müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1- Şikayetçi ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69,22/10/2002 gün ve 234–366,04/07/2006 gün ve 127–180,03/05/2011 gün ve 155–80,21/02/2012 gün ve 279–55,15/04/2014 gün ve 599-190,28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında;

Dava konusu taşınmazın doğal sit alanı içerisinde kalmadığının belirtildiği dosya kapsamından anlaşılmakla; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, arkeolojik sit alanı içerisinde kalan taşınmazlarda izin alınmaksızın gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmaması karşısında; ... vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

2- Katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Sanık ... tarafından Orman İşletme Müdürlüğünden özel ağaçlandırma izni alınması üzerine, dava konusu alanın ağaçlandırmaya hazır hale getirilebilmesi için çalışma başlatıldığı, ağaçlandırma sahasının sanık ... tarafından iş makinesi ile temizlendiği ve bu işlem sırasında kültür ve tabiat varlıklarının tahrip edildiği, dava konusu alanın Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 16.12.2013 tarih 2214 nolu kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline karar verildiği, dolayısıyla suç tarihi itibariyle dava konusu alanın sit alanı olarak tesciline ilişkin bir karar bulunmadığı anlaşılan dosya kapsamında;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından failin kastının bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerinin sabit olduğuna, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, sanıkların ayrı ayrı beraatlerine ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 12/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.