Dava dilekçesinde ve HMK 107.maddesi gereği belirlenen 31.662,61 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalı ... yönünden kabulüne, diğer davalı yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, 01.02.2005-03.10.2007 arası için fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 25 000,00 TL ecrimisilin tahsili istenilmiş, bilirkişi raporu ile ecrimisil miktarının 31662,61 TL olduğunun belirlenmesi üzerine davacı tarafından HMK’nun 107. maddesi hükmü gereği bu miktara yükseltilmiştir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun,”belirsiz alacak ve tespit davası” kenar başlığını taşıyan 107. maddesi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda bulunmayan yeni bir hüküm getirmiştir. Buna göre; “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.
Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.”

Dava tarihindeki mevcut yasal durum itibariyle, davacı kısmi dava açmış ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur. Bu durumda davacının dilerse ek dava açarak ve dilerse de saklı tuttuğu alacak bölümü için o kısmi dava içerisinde ıslah yoluyla talepte bulunabilmesi mümkündür.Somut olayda, her ne kadar davacı HMK’nun 107. maddesinden bahsederek ecrimisil miktarını bilirkişi tarafından belirlenen miktara yükseltmiş ise de uygulama kısmi davanın ıslah ile artırılması olup harcın yatırıldığı ve karşı tarafın haberdar edildiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla sonuç olarak doğru olan hükmün onanması gerekmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 1.519,75 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,10.12.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.