Beraat, dava konusu eşyanın iadesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen beraat kararının yerinde olmadığına ve re'sen göz önüne alınacak diğer sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 27.04.2015 tarihinde saat 18: 00'da Güven Timleri Şube Müdürlüğüne bağlı ekiplerin görev ifa ettikleri sırada, sağ elinde beyaz renkli poşetle bir şeyler taşırken tedirgin hareketlerle sürekli arkasına bakarak ilerleyen bir şahıs durdurulmuş, kimlik bilgilerine göre ... olduğu tespit edilen suça sürüklenen çocuğa elindeki poşetlerde ne olduğu sorulduğunda kaçak sigara olduğunu bildirmesi üzerine poşette yapılan kontrolde 29 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.
2.Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3.Suça sürüklenen çocuk aşamalarda suça konu sigaraları kendisi ve komşularının içmesi için aldığını, ticari amacının bulunmadığını beyan etmiştir.
4.Olay tutanağı, suça sürüklenen çocuğun inkara yönelik savunması ve tüm dosya kapsamına göre, kolluk görevlileri tarafından durumundan şüphelenilen suça sürüklenen çocuğun durdurulması ve elindeki poşetlerin kontrol edilmesi neticesinde gümrük kaçağı sigaraların ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; suça sürüklenen çocuğun elindeki poşetlerde ilk bakışta sigara bulunduğunun anlaşılamadığı, gümrük kaçağı sigaraların poşette yapılan ve arama işlemi olarak değerlendirilen incelemenin ardından ele geçirildiği cihetle, somut olayda arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmadığı, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu ve bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun suça konu eşyaları sattığı yönünde ikrarı da bulunmadığı gözetilerek, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil elde edilemediği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
5.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
6.İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2015/518 Esas, 2016/120 Karar sayılı kararında Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen suça konu gümrük kaçağı sigaraların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesi yerine yazılı şekilde iadesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünün (6) numaralı bendinde açıklanan nedenle İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2015/518 Esas, 2016/120 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Dava konusu gümrük kaçağı sigaraların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine"' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.