Davacı, kıdem tazminatı, ... ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteğin feragat nedeniyle reddine karar vermiştir.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı asilin davadan feragat ettiği ancak davadan feragatı maddi veya manevi baskı altında yaptığını somut delillerle ispat edemediği gerekçesi ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davadan feragati içerir dilekçenin davacı ya da vekili yerine davacının davadan feragatine ilişkin yetkisi bulunmayan davalı vekili tarafından havale ettirildiği, feragate ilişkin usuli işlemler henüz tamamlanmadan ve kimlik tespiti yapılmadan önce davacının sözkonusu dilekçe ile ilgili olarak her hangi bir işlem yapılmamasını bildirdiği, mahkeme kalemine gelen davacı avukatının ise sözkonusu dilekçenin baskı altında verildiğini ve dilekçenin işleme konulmamasını ifade ettiği mahkemece düzenlenen 05.03.2010 tarihli tutanakla da sabittir.
Dava, 27.05.2009 tarihinde açılmıştır ve davadan feragati içerir dilekçe tarihi 05.03.2010 tarihi olup sözkonusu tarihte 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümleri yürürlüktedir. 1086 sayılı HUMK'nun 93. maddesine göre; feragat beyanı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
Ancak, dilekçe ile yapılacak feragate ilişkin beyanın mutlaka mahkemeye ilgilisi tarafından ulaştırılmak suretiyle gerçekleşeceğinden kuşku bulunmamak gerekir. Somut olayda, davadan feragate ilişkin dilekçenin davacı ya da vekili tarafından mahkemeye sunulmadığı, diğer bir ifade ile anılan hükme uygun şekilde davadan feragate ilişkin irade beyanının mahkemeye ulaşmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda geçerli bir feragatten söz edilemeyeceğinden yazılı şekilde davadan feragat nedeniyle hüküm kurulmasında isabet ./..
görülmemiştir. Davanın esas yönünden incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, feragat nedeniyle reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.