A) Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2017 tarihli ve 2015/1864 Esas, 2017/760 sayılı Kararı ile; atılı suçtan beraat,
B) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 23.10.2018 tarihli ve 2017/2446 Esas, 2018/1324 sayılı Kararı ile; ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükmünün kaldırılarak, zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2017 tarihli ve 2015/1864 Esas, 2017/760 sayılı Kararı ile sanığın tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine hükmedilmiştir.

3.Katılan vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2017/2446 Esas, 2018/1324 sayılı Kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün kaldırılarak, zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100,00 Türk lirası (TL) adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

Sanık müdafii, eksik ve hatalı inceleme ile düzenlenen Vergi Tekniği Raporuna dayanılarak sanık hakkında ceza tayinine gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2017/2446 Esas, 2018/1324 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.