SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, 2313 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2016/241 Esas, 2016/359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Kendi kullanımı için ihtiyaç duyduğu esrarı elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapmak suçundan 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'un (2313 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62,58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; lehe hükümlerin uygulanmasına, cezasının indirilmesine, ilişkindir.
Suç tarihinde sanık ... hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yağma suçundan başlatılan soruşturma kapsamında sanığın ikametinde yapılan aramada, kardeşi ...'un kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş ancak kendisinin fotoğrafının bulunduğu nüfus cüzdanı ile saksı içerisinde dikilmiş vaziyette yeşil renkli 8 ince kökten oluşan hint keneviri otu ele geçirildiği iddiasıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve 2313 sayılı Kanun'a Aykırılık suçundan açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, sanığın suçunu ikrar etmesi, inceleme konusu yeşil renkte bitki parçalarının uyuşturucu maddelerden THC ihtiva eden ve esrar elde edilmesinde kullanılan Hint keneviri bitki parçaları olduğu ve net olarak 0.2 gram esrar elde edilebileceğine dair uzmanlık raporu ile yine suça konu soğuk mühür izi içeren nüfus cüzdanının tamamen sahte ve aldatma niteliğini haiz olduğuna dair İST-BLG-15/7502 sayılı uzmanlık raporunun içeriği, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamından toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle edinilen kanaat ile sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve 2313 sayılı kanuna aykırılık suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek cezalandırılmasına dair temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı yanlış yorumlanarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması isabetsizliği ile hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 Tarihli ve 2016/241Esas, 2016/359 Karar sayılı kararınd sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.