Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 07.04.2005 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını ancak sigorta girişinin 08.08.2005 tarihinde yapıldığını, davacının önce ...-...'da bilet satış elemanı olarak işe başladığını, akabinde ise ... Otogar'da bulunan şirket merkezinde personel sorumlusu olarak görevlendirildiğini, 2006'dan işten ayrıldığı tarihe kadar hep aynı pozisyonda çalıştığını, 10.10.2012 tarihinde davacının davalı işyerine askerlik nedeniyle işten ayrılacağını bildirdiğini, ayrıldıktan sonra davacının Bahçelievler Askerlik Şubesi'ne okul nedeniyle olan tecilinin kaldırılarak askere alınması için dilekçe verdiğini, ilgili Askerlik Şubesi'nin ise bu işlemlerinin Şubat 2013'teki celp dönemine yetişmeyeceği, bu nedenle Mayıs 2013 dönemini beklemesi gerektiğini bildirdiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 08.08.2005-10.12.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, personel sorumlusu olan davacının 10.12.2012 tarihinde emeklilik nedeniyle işten ayrılmak istediğini ve kendisine kıdem tazminatı dahil tüm hak edişlerinin ödendiğini, davacının dava dilekçesi içeriğinde yıllık izinlerinin kullandırılmadığını belirttiğini ancak bu hususta bir talep ileri sürmediğini, bu hali ile taleple bağlılık ilkesi gereğince yıllık izin ücretleri ile ilgili bir değerlendirme yapılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında davacının iş akdinin davacı tarafından askerlik nedeniyle feshedildiğine ilişkin herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu hali ile taraflar arasındaki hizmet ilişkisinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirir şekilde sona erdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, dosya içeriğine göre feshin yapıldığı 2012/Aralık ayı imzalı ücret bordrosunda brüt 5.481,59 TL yıllık izin ücreti tahakkuk ettirildiği görülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, dosyada banka kaydı bulunmadığı gerekçesiyle ücret bordrosundaki yıllık izin ücreti tahakkuku hesaplama sırasında dikkate alınmamıştır.
Mahkemece; 2012/Aralık ayı ücret bordrosunun imzalı olduğu gözetilerek davacı asile ilgili ücret bordrosu ve imza gösterilip ödemeye ilişkin diyecekleri sorulmalı, gerekirse tüm banka kayıtları bankadan celbedilerek bordrodaki yıllık izin ücreti tahakkukunun davacının banka hesabına yatırılıp yatırılmadığı tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
3-Davacı işçi 2.000 TL ulusal bayram genel tatil ücreti talep etmiş, dosyada mevcut bilirkişi raporunda ise davacının hak ettiği ulusal bayram genel tatil ücreti net 1.721,34 TL olarak hesaplanmış ve Mahkemece bu tutar üzerinden takdiri indirim yapılarak hüküm kurulmuştur.
Yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı işveren yararına takdiri indirim haricinde reddedilen 278,66 TL’lik alacak miktarı kadar vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.