Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanığın adına kayıtlı iş yerinde 358 paket kaçak sigara ele geçirilmesi karşısında sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, itibar edilmesi mümkün olmayan savunmaya dayalı olarak beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.
Olay tutanağına göre; ................, Mahallesinde bulunan... adlı iş yerinde kaçak sigara satıldığı ihbarı üzerine olay yerine intikal ederek bahse konu iş yerine giren kolluk görevlilerinin, iş yerinde görünür vaziyette kaçak sigara olduğunu belirledikleri ve iş yerinin sahibi olduğunu beyan eden sanığın rızaen teslim ettiği 358 paket kaçak sigaranın muhafaza altına alındığı, bunun üzerine sanığın kaçakçılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Sanık mahkemedeki 19.04.2016 tarihli savunmasında; ... isimli iş yerinin adına kayıtlı olmakla birlikte babası...tarafından işletilmekte olduğunu, babasının ise olay tarihinden 3 ay önce kadar vefat ettiğini beyan etmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; dosya kapsamına göre, sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, somut olayda iş yerinde yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, sanığın atılı suça ilişkin inkarı karşısında sanığın mahkûmiyetini gerektirir nitelikte dosyada başkaca delil de bulunmadığı ve sanık hakkında bu nedenle beraat kararı verilmesi gerekirken; kaçak sigaraların sanığa ait olduğunun tespit edilememesi şeklindeki hatalı gerekçe ile beraat kararı verilmiş ise de, verilen beraat kararının, sonucu itibarıyla doğru olduğu belirlenmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün müsadereye ilişkin bölümünden ''5237 sayılı TCK 54. Maddesi'' ibaresinin çıkarılması, yerine gelmek üzere hükme ''5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.03.2024 tarihinde karar verildi.