HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Suça sürüklenen çocuklar müdafinin temyiz isteği; mahkûmiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, somut delilerin bulunmadığına, suçun sadece şüphede kaldığına, bu nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.

Mahkemenin temyiz incelemesine konu hükümlere 14.01.2016 tarihli kesinleşme şerhleri düzenlendiği anlaşılmış ise de, hapis cezası ile beraber hükmedilen adlî para cezasının temyiz yasa yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, adlî para cezalarına ilişkin kesinleşme şerhlerinin hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Ağaç kesildiği ihbarı üzerine, orman muhafaza memurları tarafından ihbara konu yere gidildiğinde, olay yerinden kaçan şahısların olduğunu görmeleri üzerine köy muhtarı aracılığıyla kimliklerini tespit etttikleri ve kimlikleri tespit edilen suça sürüklenen çocuklar hakkında ağaç kesme suçundan tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuklar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Suça sürüklenen çocuklar savunmalarında, atılı suçlamayı kabul etmediklerini, ağaç kesmediklerini ve yol kenarında kesili odunları aldıklarını, ormancıları görünce suç olduğunu bildikleri için kaçtıklarını beyan etmişlerdir.

Orman bilirkişisi raporunda orman sayılan yerden motorlu testere ile yapacak nitelikte ağaçların kesildiği, ele geçen emval ile dip köklerin uyumlu olduğu tespit edilmiştir.

Davanın dayanağını oluşturan 6831 sayılı Kanun'un 82 nci maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan suç tutanağı, suça sürüklenen çocukların savunmaları, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocukların atılı suçu işledikleri sabit kabul edilip haklarında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;

1-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca 50/1. maddesinde yer alan seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

2-Ele geçen suça konu kaçak orman emvalinin müsaderesi hususunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.