Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 04.07.2006-29.02.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde ... geliştirmeden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak çalıştığını, müvekkilinin ... sözleşmesinin sözlü olarak ve hiçbir sebep bildirmeksizin feshedilmiş olduğunu, müvekkilinin başarılı bir çalışan olduğunu, çalışma süresince hiçbir şekilde savunmasının alınmadığını ... sürerek feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili işyerinde dokuz kişinin çalıştığını öncelikle bu sebeple davanın reddine karar verilmesin gerektiğini, davacının genel müdür yardımcısı olmadığını acetenin sadece bir çalışanı olduğunu, davacının devamlı surette düşük performans gösterdiğini, işe her zaman geç geldiğini, davacının bu konularda yazılı şekilde uyarıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir.
Mahkemece, davalının fesih bildirimini davacıya yazılı olarak yapmadığını, fesih nedenini cevap dilekçesinde davacının uyumsuz davranışı olarak göstermiş ise de 4857 sayılı ... Kanunu'nun 19/1-2 maddesi gereğince davalı işverenin fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek ve davacının savunmasını almasının kanuni zorunluluk iken savunmasını almamış olması sebebiyle davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320. maddesi uyarınca taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanun'un 320/1. maddesine göre "basit yargılama usulüne" tabi davalarda mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebilir ise de bunun “mümkün olan hallerde” olduğu belirtilmek suretiyle sınırlı bir alan gösterilmiştir.

Dosya üzerinden karar verilebilecek "mümkün olan haller" belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un 27. maddesinde yer alan ve hukuk yargılamasında temel ilke olarak kabul edilen "hukuki dinlenilme ..." kavramının da gözönünde tutulması zorunludur. Taraflara hukuki dinlenilme ... verilmesi Anayasa'nın 36. maddesinde tanımını bulan "hak arama hürriyetinin" gereğidir. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiğinden, dosya üzerinden karar verilebilecek hallerin hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmeyecek haller ile sınırlı tutulması doğru olacaktır.
6100 sayılı Kanun'un 320/1. maddesinde basit yargılama usulüne tabi işlerde mahkeme mümkün olan hallerde öninceleme ve duruşma yapmadan karar vermesi mümkün ise de, somut olaya ilişkin uyuşmazlığın öninceleme ve tahkikata ilişkin duruşma açılarak işin esasına girilip hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmektedir.

Hükmün yukarıda açıklanan nedenle ve sair yönlerden incelenmeksizin BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.