Beraat, eşya müsaderesi konusunda karar verilmesine yer olmadığı, nakil aracının iadesi

Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, eşyanın imha edilse dahi müsaderesinin gerektiğine, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.

Dosyada mevcut ihbar tutanağına göre kimlik bilgileri kollukça bilinen x şahıs tarafından ........, plaka sayılı araçla kaçak sigara nakledildiğinin, aracın TEM Otoyolu'nda seyrettiğinin ancak varış noktasının bilinmediğinin bildirilmesi üzerine aracın takibe alındığı, ani hızlanması ve muhtemel güzergahtan çıktığının anlaşılması sonucu durdurulduğu, sanığın araçta ne olduğunu bilmediğini belirtmesi üzerine güvenlik endişesi nedeniyle aracın sürgülü kapısı açılarak içine bakıldığında yüklü

miktarda siyah battal boy poşetle sarılmış paketler olduğu görülmekle savcılıktan gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararı ile araçta yapılan aramada, battal boy poşetler içerisindeki karton kutularda 2.740 karton kaçak sigara ele geçirildiği, sanığın kovuşturma aşamasında verdiği dilekçede ve savunmasında eşyanın ...'a ait olduğunu belirtmesi ve ...'ın da mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla alınan beyanında sigaraların kendisine ait olduğunu, sanığın bilgisi olmadığını belirtmesi karşısında hakkında hükümle birlikte suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Sanığın savunmasında; olay tarihinde ek iş olarak şoförlük yaptığını, tanımadığı iki kişinin şoför lazım olduğunu belirterek aracın anahtarını verdiklerini ve araçta tekstil eşyası bulunduğunu söylediklerini, nereye gidileceğini bilmediğini, diğer şahısların aracın önünden gittiklerini, yolda kendi kullanımındaki aracın kolluk birimlerince durdurulduğunu ve araç içinde kaçak sigaraların ele geçirildiğini, sigaralarla bir ilgisinin olmadığını, araç sahibinin kim olduğunu da bilmediğini ancak sigaraları taşımak için kendisine para veren iki kişiden birisinin isminin ... olduğunu bildiğini beyan ettiği görülmüştür.
...'ın mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla alınan yeminli beyanında; malen sorumlu ...'ı mahalleden tanıdığını, işi olduğunu belirterek aracı emanet aldığını, kendisinin şoförlüğü olmaması nedeniyle arkadaş vasıtasıyla sanık ...'yla tekstil eşyası taşınacağını belirterek belli bir ücret karşılığında anlaştıklarını, emniyet görevlileri tarafından araç içerisinde yapılan aramada kaçak sigaraların ele geçtiğini, sigaraların kendisine ait olduğunu, ...'nın araç içerisine kaçak sigara olduğunu bilmediğini, ...'ya aracı başlangıçta nereye götüreceğini söylemediğini, malen sorumlu ...'ın da bu araçla sigara taşınacağını bilmediğini belirttiği görülmüştür.
Malen sorumlu ...'ın beyanında; aracı komşusu olan ...'a, çocuklarını hastaneye götüreceğini belirtmesi nedeniyle emanet olarak verdiğini, araçta kaçak eşya taşınacağından haberi olmadığını belirttiği görülmüştür.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar ... hakkındaki suç duyurusunun sonucu beklenmeden beraat kararı verilmiş ise de; dosya kapsamına göre sanığın bu kadar yüklü miktarda kaçak sigarayı, kendisine tanımadığı şahıslarca teslim edilen bir araçla, içinde ne olduğunu bilmeden taşımasının kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmakla hakkında suç duyurusu bulunulan ...hakkındaki suç duyurusu sonucu dava açıldığı takdirde davaların birleştirilerek görülmek suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Ele geçen kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken imha edildiğinden bahisle yazılı şekilde müsadere konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.03.2024 tarihinde karar verildi.