Ceza verilmesine yer olmadığı
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2016/162 Esas, 2016/425 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; hükmün, hukukla, mantıkla ve hakimlik mesleğiyle bağdaşmadığına ve siyasi bir karar olduğuna, katılanın haksız bir fiilinin bulunmadığına, siyasi parti lideri olarak görüşlerini beyan ettiğine, katılana iftira atıldığına, eksik araştırma yapıldığına, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağına ve mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, cezaların şahsiliği ilkesinin gözetilmediğine, karar hakiminin katılana husumet beslediğine, beyanda bulunma hakkının engellendiğine ve beyanlarının tutanağa geçirilmediğine, duruşmadan polis zoruyla çıkarılmaya çalışıldığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, hakim hakkında hukuki ve cezai süreç başlatacaklarına, tarafı oldukları tüm dosyalardan çekilmesini istediklerine ve dilekçe ekinde bir kısım haber içeriklerini sunduklarına ilişkindir.
Sanığın, ...'ta yapmış olduğu paylaşım ile siyasi parti başkanı olan katılana yönelik hakarette bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davasına ilişkin, sanık savunması, davaya konu yazı içeriği, dosyada mevcut internet çıktıları ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece, sanığın internette yazdığı yazıda hakaret içeren ifadeler kullandığı ancak katılanın, suç tarihinde ülkenin birlik ve bütünlüğüne karşı terör eylemleri sırasında öldürülenlerin ailelerini ziyaret etmesinin 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında haksız bir fiil niteliğinde olduğu ve sanığın hakaret suçunu bu haksız fiile tepki mahiyetinde işlediği kabul olunup hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedildiği anlaşılmıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, katılan vekilinin, bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. 1. Sanığın aşamalardaki savunmasında, olay tarihinde üç tane şehidin olduğunu ve siyasi parti başkanı olan katılanın, Cizre ilçesinde HDP'yi ziyaret ettiğini haberlerden izlemesi üzerine suça konu ifadeleri yazdığını belirtmesi, sanığın paylaşımının yer aldığı internet çıktısında bulunan fotoğraf içeriği ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, katılanın, sanığa yönelik haksız bir fiil olarak değerlendirilebilecek herhangi bir eyleminin bulunmadığı ve 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının olay kapsamında oluşmadığı gözetilmeden, dosya içeriğine uygun düşmeyen ve kanuna uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Gerekçeli karar başlığında "18.10.2015" olan suç tarihinin "2015" olarak gösterilmesi,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.