Davacı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ikramiye alacağının karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Kargo Servisi A. Ş.'de 17.09.1996 tarihinde işe başladığını, asıl işveren olan ... Kargo Servisi A. Ş.'nin acentelikler açması ile 1997 yılı başlarında ... Kargo Taşımacılık acentesinde görevlendirildiğini, 30.11.2007 tarihinde tekrar asıl işveren bünyesine alındığını, 10.10.2008 tarihinde de ...’e ait acenteye geçişi yapılarak çalışmasının kesintisiz olarak sürdüğünü, fazla mesailerin makul bir seviyeye inmesini ve çalışmanın ücretinin talep edince ... sözleşmesinin ... tarafından feshedildiğini belirterek fazla mesai, yıllık izin ve ikramiye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davacı işçi ile herhangi bir hukuki münasebetinin olmadığını, bu sebeple kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacının ... nezdinde 30.09.2008 tarihine kadar çalıştığını, 10.10.2008 tarihinde ibraname imzalayarak tüm haklarını aldığını, yıllık izinlerini kullandığını, 10.10.2008 tarihine kadar Nursel İltir'in yanında çalışmadığını, bu sebeple bu dönemlere ait bir talepte bulunamayacağını, bu dönemde de yıllık izin, ikramiye ve fazla çalışma ücretlerini aldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının her üç davalı işyerinde de çalıştığı, son işyerinin ...’ e ait işyeri olduğu, denetime elverişli bilirkişi raporundan davacının fazla çalışma, yıllık izin ve ikramiye alacaklarına hak kazandığının tespit edildiği, davalılar vekili cevap dilekçesinde davacıya ikramiye ve fazla çalışma alacaklarının ödendiğini savunarak ikramiye ./..
uygulamasını kabul ettiği, alacaklarının ödendiğinin davalı tarafınca ispatı gerekip davalı tarafından bu ispat yükünün yerine getirmediği anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı çalıştığı süre içerisinde günlük ve haftalık kanuni sürelerden fazla çalıştığını ancak fazla çalışmalarının ücretinin ödenmediğini iddia etmiş, tanık deliline dayanmıştır. Davalı işveren ise işyerinde uygulanan çalışma düzeni ve özellikle günlük çalışma saatlerinde fazla mesai yapılmadığını ileri sürmüş, işyeri belgeleri ve tanık beyanına dayanmıştır.
Söz konusu iddialar yönünden bilgilerine başvurulan taraf tanık beyanları çelişkilidir. Alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanlarına göre davacının hafta içi günlük onikibuçuk saat, cumartesi ise dokuz saat çalışarak haftada 26.50 saat fazla mesai yaptığı belirtilerek hesaplamalar yapılmış ve mahkemece taraf tanıkları beyanları arasındaki çelişki giderilmeden ve özellikle işyerindeki çalışma düzeni tespit edilmeden eksik inceleme ile sonuca gidilmiştir.
Somut olayda doğru sonuca varılabilmesi için özellikle davalı işveren kargo şirketindeki çalışma düzeni merkez ve şubelerin normalde hangi saatlerde açılıp kapandığı, işveren kayıtlarına ve gerektiğinde bilgisayardaki kayıtlı bilgilere dayanılarak tespit edilmeli, taraf tanıklarının anlatımları arasındaki çalışma süreleri yönünden görülen açık çelişki üzerinde durulmalı, gerekirse tanıkların tekrar bilgilerine başvurularak kargoların en geç hangi saate kadar alındığı, işyerinin kargo alımına kapatıldıktan sonra çalışmanın devam edip etmediği ve hangi sebeple devam ettiği sorulup açıklığa kavuşturulmalı, bundan sonra deliller yeniden bir değerlendirmeye tabii tutulduktan ve özellikle tanık beyanları arasındaki çelişki giderildikten sonra tercih edilen tanık beyanının tercih gerekçesi de açıklanarak belirtilmeli, söz konusu iddiaların ispatı bakımından tanık delili dışında delillere ulaşılamadığı ve fazla çalışmalar hakkında kayıt ve belge bulunmadığı takdirde insan takati ve davacının işyerinde yaptığı işi de dikkate alınarak ve kayıt ve belgeye dayanmayan iddialarda tanık beyanlarına itibar edilirken hakkaniyet indiriminin gerektiğinden daha yüksek oranda hesaplanarak sonuca gidilmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.