Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 1993 tarihinden itibaren davalı ... temizlik işlerinde şöför olarak çalıştığını, 2009 yılın mayıs ayında emekli olduğunu, davacıya kıdem tazminatının ödenmediğini bu sebeple kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsili talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalı işverenden 33.856,41 TL kıdem tazminatı alacağının bulunduğunu, davalı ... tarafından davacıya 7.500,00 TL kıdem tazminatı ödemesinin yapıldığını, bu haliyle davacının 26.356,41 TL kıdem tazminatı alacağının davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının günlük giydirilmiş brüt ücreti 49,70 TL'den hesaplanmıştır. Oysa davalı belediyenin encümen kararında bu miktar brüt çıplak ücret olarak belirlenmiştir. Kıdem tazminatının bilirkişi raporunda belirlenen süre ve kıdem tazminatı tavan miktarından hesaplama yapılması gerekirken bilirkişinin hatalı hesaplamasına itibar edilerek hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.