Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2015 ve birleşen 24.02.2015 tarihli iddianameleriyle, sanıklar hakkında parada sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2.Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli kararıyla, sanıklar ..., ..., ... hakkında parada sahtecilik suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile
cezalandırılmalarına; sanık ... hakkında parada sahtecilik suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 2.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
A.Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, delil yetersizliğine, eksik incelemeyle karar verildiğine ilişkindir.
B.Sanık ...'in temyiz isteği; somut bir sebebe dayanmamaktadır.
C.Sanık ...'ın temyiz isteği; kararın kanuna aykırı olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
D.Sanık ... müdafinin temyiz isteği; kararın kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
Dava konusu olay, 07.12.2014 tarihinde sanık ...'nun mağdur ...'ın işyerinden yaptığı alış veriş karşılığında 1 adet sahte olarak üretilmiş 100,00 TL değerindeki parayı vermesi üzerine kolluk tarafından yakalandığında üzerinden aynı seri numaraları her biri 100,00 TL değerindeki toplam 3.000,00 TL sahte paranın daha ele geçirildiği; 15.01.2015 tarihinde ise, temyiz dışı sanık ...'ın olay tarihinden yaklaşık 10 gün önce, bir internet kafede tanıştığı sanıklar ..., ... ve ...'dan piyasaya sürmek için yaklaşık 5.000,00 TL değerinde sahte para aldığı ancak piyasaya süremeyeceğini anlayınca sahte paraları geri vermek için sanıklarla 13.01.2015 tarihinde buluştuğu, sanıkların yanına diğer sanık ...'nun da geldiği ve sanık ...'ı tehdit edip parayı geri almayacaklarını söyleyerek paraları piyasaya sürmesi için 2 gün süre verdiği, 15.01.2015 günü sanık ...'ın kolluk güçlerini arayarak durumu ihbar edip diğer sanıkların da yakalanmasını sağladığı, yakalamalar sırasında temyiz dışı sanık ...'dan 2.800,00 TL, sanık ...'dan 250,00 TL, sanık ...'ten 200,00 TL değerindeki sahte paraların ele geçirildiği, ele geçirilen sahte paraların seri numaralarının (100,00 TL değerindekilerin) her iki olayda da aynı olduğunun tespiti ile sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkindir.
A.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
1.Dava dosyası kapsamında yer alan 15.01.2015 tarihli olay, tespit, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, ihbar tutanağı, rızaen teslim tutanağı, 15.02.2015 tarihi iletişimin dinlenilmesi, kayda alınmasına ilişkin tutanak, T.C. ...'ndan alınan 16.01.2015 ve 23.01.2015 tarihli raporlar ile diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, temyiz dışı sanık ...'ın, sanıklardan temin ettiği 5.000,00 TL değerindeki sahte parayı piyasaya sürmek istememesi üzerine sanıklara geri vermek istediğinde, tehdit edilerek kendisine paraları piyasaya sürmesi için mühlet verildiği, bu süreçte paranın 2.200,00 TL değerindeki miktarının sanık ...'ın eşi tarafından yok edildiği, sanıkların suça konu sahte parayı diğer sanık ...'dan temin ettikleri keza sanık ...'nun 07.12.2014 tarihinde yakalandığında üzerinden ele geçirilen paraların seri numarasının 15.01.2015 tarihli olayda kullanılan paralar ile aynı olduğu ayrıca sanıklar ... ile ...'ın sürekli iletişim halinde olduklarının iletişimin kayda alınmasına ilişkin tutanaklardan tespit edildiği yine sanıklar ... ile...'nın yakalandıklarında üzerlerinden aynı seri numaralı başka sahte paraların da ele geçirildiği anlaşılmakla, atılı suçu işleyen sanıklar hakkında Mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ile ...'ın ve sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
1.Parada sahtecilik suçu kesintisiz suçlardan olup iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin oluştuğu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/8-1435 Esas, 2019/624 Karar, 22.10.2019 tarihli kararında belirtildiği üzere, yakalama, araç ve üst araması ya da ifade alınması gibi işlemlerin fiili kesintiyi oluşturduğu dikkate alındığında, sanığın hukuki kesinti ya da fiili kesinti gerçekleşene kadar olan eylemlerinin ayrı ayrı suçları oluşturmayacağı, suç ve iddianame tarihi göz önüne alınarak sanık hakkında tek fiili sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61 inci maddeleri gözetilerek cezanın alt sınırı aşılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği, mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi açısından; öncelikle söz konusu dosyanın ve sanık hakkında açılmış başkaca soruşturma veya dava dosyası olup olmadığı da araştırılarak getirtilip incelenmesi, mümkün olduğu takdirde davaların birleştirilmesi, mümkün olmadığında dosya içerisine alınıp bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya konulması, mükerrer açılmış dava varsa, 5237 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince kamu davasının reddine karar verilmesi, mükerrer dava olmayıp hukuki ve fiili kesintinin bulunması halinde ise cezanın alt sınırı aşılarak yapılan uygulama sonucu bulunacak sonuç ceza ile kesinleşen hükümdeki sonuç ceza arasındaki fark kadar ek cezaya hükmolunması gerekecektir.
2. Sanık hakkında, mağdur ...'ın işyerinden sahte para ile alış veriş yaptıktan sonra aynı gün yakalandığında üzerinden aynı seri numaralı başka paraların daha ele geçirildiği 07.12.2014 tarihli olayda, yakalama ile fiili kesintinin gerçekleştiği, bu nedenle iki ayrı mahkumiyet hükmünün kurulması gerektiği gözetilmeden uygulama olanağı bulunmayan zincirleme suç hükümlerinin tatbiki suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli kararında sanıklar ... ile ... ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ... ile ...'ın ve sanık ... müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi ile 326 ncı maddesinin son gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2024 tarihinde karar verildi.