HÜKÜM:
1-) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan; TCK'nın 302/1,3713 sayılı kanunun 5/1, TCK'nın 53,58/9-6,63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
2-) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisine karşı nitelikli kasten öldürme suçundan 39 kez; TCK'nın 82/1-a-c-g, 3713 sayılı kanunun 5/1, TCK'nın 53,58/9-6. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
3-) Sanıklar ..., ...,... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 7 kez; TCK'nın 82/1-a-c, 3713 sayılı kanunun 5/1, TCK'nın 53,58/9-6. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
4-) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisine karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan 208 kez; TCK'nın 82/1-a-c-g, 3713 sayılı kanunun 5/1, TCK'nın 35,53,58/9-6. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
5-) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan 34 kez; TCK'nın 82/1-a-c, 3713 sayılı kanunun 5/1, TCK'nın 35,53,58/9-6. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
6-) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan; TCK'nın 152/1-a, 152/2-a, 3713 sayılı kanunun 5/1, TCK'nın 43/2,53,58/9-6. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
7-) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan; TCK'nın 151/1, 152/2-a, 3713 sayılı kanunun 5/1, TCK'nın 43/2,53,58/9-6. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
8-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan; 6136 sayılı Kanun'un 13/2,3713 sayılı kanunun 5/1, TCK'nın 53,58/9-6. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
9-) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan; TCK'nın 174/1,3713 sayılı kanunun 5/2, TCK'nın 52,53,58/9-6. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
10-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisine karşı nitelikli kasten öldürme suçundan 39 kez; TCK'nın 39. maddesi delaletiyle 82/1-a-c-g, 3713 sayılı kanunun 5/1, TCK'nın 39,53,58/9-6. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
11-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 7 kez; TCK'nın 39. maddesi delaletiyle 82/1-a-c, 3713 sayılı kanunun 5/1, TCK'nın 39,53,58/9-6. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
12-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisine karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan 208 kez; TCK'nın 39. maddesi delaletiyle 82/1-a-c-g, 3713 sayılı kanunun 5/1, TCK'nın 35,39,53,58/9-6. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
13-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan 34 kez; TCK'nın 39. maddesi delaletiyle 82/1-a-c, 3713 sayılı kanunun 5/1, TCK'nın 35,39,53,58/9-6. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
14-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan; TCK'nın 39. maddesi delaletiyle 152/1-a, 152/2-a, 3713 sayılı kanunun 5/1, TCK'nın 39,43/2,53,58/9-6. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
15-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan; TCK'nın 39. maddesi delaletiyle 151/1, 152/2-a, 3713 sayılı kanunun 5/1, TCK'nın 39,43/2,53,58/9-6. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
16-) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK'nın 314/2,3713 sayılı kanunun 5/1, TCK'nın 53,58/9-6,63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
17-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme, kamu malına zarar verme, mala zarar verme suçlarından; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi,
18-) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme, kamu malına zarar verme, mala zarar verme suçlarından; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren; sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin ise ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından REDDİNE,

Dijital materyaller haricindeki adli emanette kayıtlı eşyalar hakkında mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
I-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat kararlarına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Müsnet suç için 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz isteminin CMK'nın 298 inci maddesi uyarınca REDDİNE,

Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Temyiz taleplerinin başkaca reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
II-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme ve kamu malına zarar verme suçlarından; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme ve kamu malına zarar verme suçlarından verilen beraat kararlarına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiklerinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı'nın yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle beraate ilişkin hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA,
III-) Sanıklar ... ve ... hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, kamu malına zarar verme ve mala zarar verme suçlarından;
Sanık ... hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, kamu malına zarar verme, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından;
Sanık ... hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan;
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan;
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından;
Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan;
Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet kararlarına ilişkin sanıklar müdafileri ve sanıklar ..., ... ve ...'in temyiz istemlerinin incelenmesinde;
10/12/2016 günü saat: 19: 00 sıralarında Beşiktaş Vodofone Stadyumunda oynanan ve 20: 45 sıralarında biten Beşiktaş- Bursaspor futbol maçındaki taraftarların saat: 22.10 sıralarında stadyumdan güvenli bir şekilde dağıldıkları, akabinde stadyumun arka kısmında bulunan Eski Beleştepe tabir edilen noktada TOMA‘nın yanında grup halinde Çevik Kuvvet görevlilerinin beklediği sırada saat: 22: 29 sıralarında yolda seyir halinde bulunan bomba yüklü ve Kadri KILINÇ'ın kullanımında olan sanık ...'ın adına kayıtlı ... plaka sayılı ... marka aracın patlatıldığı, ilk patlamadan yaklaşık 40-45 saniye sonra stadyumun diğer tarafı olan Maçka parkı ... girişi yakınında sırt çantalı bir şüphelinin hızlı adımlarla yolun karşısına geçtiği görülmesi üzerine şahsa müdahale edilmeye çalışıldığı sırada canlı bomba ... ...'un üzerindeki bombayı patlattığı, eylemde 39 polis memurunun şehit olduğu, 7 sivil vatandaşın vefat ettiği, 208 polis memurunun ve 34 sivil vatandaşın ise yaralandığı, olayın akabinde olay yerinde yapılan ilk arama tarama faaliyetleri esnasında olay yerine yakın Kağıthane – Dolmabahçe tüneli Dolmabahçe Gazhane Caddesi yanındaki yeşillik alanda 3 adet patlamamış el bombasının ele geçtiği, eylemde kullanılan 34 UG 0838 plaka sayılı Chevrolet marka aracın eylemden 4 gün önce ehliyeti olmayan ve araç kullanmayı da bilmeyen sanık ... tarafından satın alınarak anahtarlarını ...'a teslim ettiği, aracı satın alma sürecinde kendi hattını kullanmayarak örgütün gizlilik kurallarına riayet ederek Suriye'li bir şahsın adına kayıtlı hat ile araç satıcısı ile görüştüğü, sanık ...'un eylemden birkaç saat önce eylemde kullanılan, içinde eylemi gerçekleştirecek örgüt üyelerinin de bulunduğu bomba yüklü 34 UG 0838 plaka sayılı Chevrolet marka araçtan stada yakın bir noktada indiğinin tespit edildiği, eylemin planlayıcılarından olduğu tespit edilen sanık ...'nin fiilen ikamet ettiği Şirinevler ... ilçesi İstanbul ilindeki adresinde yapılan aramada ele geçen bomba yapımına ilişkin notlar ve el yapımı bomba yapımında kullanılan patlayıcı maddeler ile devre sistemleri nazara alındığında örgütün hücre evi olduğu hususunda kuşku bulunmayan söz konusu adreste sanıklar ... ve ...'nin yakalandığı, yine bu ikamette ..., ... ve ...'un da ikamet ettiğinin tespit edildiği, sanıklar ... ve ...'dan ele geçirilen ortak adreslerden birisi olan ve eylemi gerçekleştiren örgüt üyesi ...'ın DNA'sının tespit edildiği sanık ...'a ait deponun anahtarını sanık ...'nin sanık ...'den aldığı, daha sonra söz konusu anahtarın sanık ...'ın üzerinden ele geçtiği hususları ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;

Yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıklar ..., ... ve ...'ın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden şekilde güvenlik güçlerine yönelik bombalı saldırı eyleminin hazırlık, planlama ve organizasyon aşamalarında yer aldıkları, sanık ...'ın ise planlama ve organizasyon içinde olduğu belirlenemese de bombalı eylemin yapılacağını bilerek araç satın alarak eylemi gerçekleştiren örgüt üyesine teslim ettiğinin tespit edildiği, sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu, sanıklar ..., ... ve ...'ın nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, kamu malına zarar verme, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçları ile sanıklar ..., ... ve ...'ın tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçunu, sanıklar ..., ... ve ...'in tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarını, sanık ...'ün 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu ve sanık ...'ın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla; sanıklar müdafileri ve sanıklar ..., ... ve ...'un temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
1-)Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanıklar hakkında yalnızca TCK'nın 58/9 maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyerek uygulama maddesi olarak TCK'nın 58/6. maddesinin de yazılması,
2-)Sanıklar hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından hapis cezasının yanında belirlenen adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında TCK'nın 52/2 maddesi ile birlikte uygulama yeri bulunmayan TCK'nın 50/1-a maddesinin de karar yerinde gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve sanıklar ..., ... ve ...'un temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
hükümlerin tekerrür uygulamasına dair kısımlarından “yollamasıyla 58/6 maddesi” ve hüküm fıkralarından tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarına ilişkin kısımlardan, “50/1-a” ibarelerinin çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin ayrı ayrı DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan;
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme, kamu malına zarar verme ve mala zarar verme suçlarından;
Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, kamu malına zarar verme ve mala zarar verme suçlarından;
Sanık ... hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme, kamu malına zarar verme ve mala zarar verme suçlarından;
Sanıklar ... ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanıklar müdafileri ile sanıklar ..., ... ve ...'ün temyiz istemlerinin incelenmesinde;
A-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu bakımından;
1-) Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapması nazara alındığında; TCK'nın 302. maddesinde düzenlenen devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçunun oluştuğunun kabulü için amacı gerçekleştirme tehlikesi arz eden vahim eylemlerin bulunmasının gerektiği gözetilerek, 10/12/2016 tarihinde Beşiktaş Vodofone Stadyumu çevresinde bulunan güvenlik güçlerine yönelik gerçekleştirilen bombalı saldırı eyleminin hazırlık, planlama, organizasyon ve icrası aşamalarında yer almayan ve vahim eylem niteliğindeki araç suçlar olan nitelikli kasten öldürme ve nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme suçlarına yardım etme şeklinde şerikleri oldukları konusunda da delil bulunmayan sanıkların; dosya kapsamında örgüte ait silah ve mühimmat bulundurmalarının TCK'nın 302. maddesinde tanımlanan suç açısından elverişli eylem olarak kabulüne olanak bulunmadığı, ayrıca silahlı terör örgütünün, üyesi olmayan bir kişiye örgüte ait silah ve mühimmatları teslim etmeyeceği hususu da nazara alındığında sanıkların dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin TCK'nın 314/2. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı, yine örgüt içerisindeki faaliyetleri ve yarattıkları tehlike de nazara alındığında üst hadde yakın cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında düşülen yanılgı ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2-)Uygulamaya göre de; örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanıklar hakkında yalnızca TCK'nın 58/9 maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyerek uygulama maddesi olarak TCK'nın 58/6. maddesinin de yazılması,
B-) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme, kamu malına zarar verme ve mala zarar verme suçları bakımından;
a-) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu yönünden;
1-) Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapması nazara alındığında; TCK'nın 302. maddesinde düzenlenen devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçunun oluştuğunun kabulü için amacı gerçekleştirme tehlikesi arz eden vahim eylemlerin bulunmasının gerektiği gözetilerek, 10/12/2016 tarihinde Beşiktaş Vodofone Stadyumu çevresinde bulunan güvenlik güçlerine yönelik gerçekleştirilen bombalı saldırı eyleminin hazırlık, planlama, organizasyon ve icrası aşamalarında yer almayan ve vahim eylem niteliğindeki araç suçlar olan nitelikli kasten öldürme ve nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme suçlarına yardım etme şeklinde şerikleri oldukları konusunda da delil bulunmayan sanıkların; dosya kapsamında örgüte ait silah ve mühimmat bulundurmalarının TCK'nın 302. maddesinde tanımlanan suç açısından elverişli eylem olarak kabulüne olanak bulunmadığı, ayrıca silahlı terör örgütünün, üyesi olmayan bir kişiye örgüte ait silah ve mühimmatları teslim etmeyeceği, yine sanık ...'ın, sanık ... ile aynı zamanda örgütün kırsal alınına gittiği, sanık ...'ın sanık ...'ı eylem sonrası yakalanmasını engellemek için evinde barındırdığı hususları da nazara alındığında sanıkların dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin TCK'nın 314/2. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı, örgüt içerisindeki faaliyetleri ve yarattıkları tehlike de dikkate alındığında makul bir oranda hakkaniyete uygun cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken suç vasfında düşülen yanılgı ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2-) Uygulamaya göre de; örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanıklar hakkında yalnızca TCK'nın 58/9 maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyerek uygulama maddesi olarak TCK'nın 58/6. maddesinin de yazılması,
b-) Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme, kamu malına zarar verme ve mala zarar verme suçları yönünden;
1-) Sanıklar hakkında 10/12/2016 tarihinde Beşiktaş Vodofone Stadyumu çevresinde bulunan güvenlik güçlerine yönelik gerçekleştirilen bombalı saldırı eyleminin hazırlık, planlama, organizasyon ve icrası aşamalarında yer aldıklarına ve araç suçlara katıldıklarına ilişkin her türlü şüpheden uzak mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından sanıkların atılı suçlardan beraatleri yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-) Uygulamaya göre de; Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanıklar hakkında yalnızca TCK'nın 58/9 maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyerek uygulama maddesi olarak TCK'nın 58/6. maddesinin de yazılması,
C-) Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, kamu malına zarar verme ve mala zarar verme suçları bakımından;
a-) Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme, kamu malına zarar verme ve mala zarar verme suçları yönünden;
1-) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun’da suça iştirakte, faillik ve şeriklik ayırımı öngörülmüş, azmettirme ve yardım etme şeriklik kavramı içinde değerlendirilmiştir.
TCK'nın 37. maddesine göre;
“(1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.
(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır.”
TCK'nın 37. maddesinin birinci fıkrasında müşterek faillik, ikinci fıkrasında ise dolaylı faillik düzenlenmiştir.
Kanunda suç olarak tanımlanan fiilin, birden fazla suç ortağı tarafından iştirak halinde gerçekleştirilmesi durumunda TCK'nın 37. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen müşterek faillik söz konusu olacaktır. Öğretideki görüşler de dikkate alındığında müşterek faillik için “Failler arasında birlikte suç işleme kararının bulunması” ve “Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulması” şeklindeki iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hakimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı “fail” konumundadır. Fiil üzerinde ortak hakimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır. Suç ortaklarının, suçun işlenmesinde yaptıkları katkının, diğerinin fiilini tamamladığı durumlarda da müşterek faillik söz konusu olacaktır. Buna göre her müşterek fail, suçun icrasına ilişkin etkin, fonksiyonel bir katkıda bulunmaktadır. Fiilin başarı ile tamamlanması açısından yapılan iş bölümü doğrultusunda bizzat fiili icra etmeyen diğer kişinin katkısı önemli bir fonksiyon icra etmişse, bu kişi de müşterek faildir.
Suçun işlenişine katkıda bulunanların müşterek fail sayılabilmesi için mutlaka suçun işlendiği yerde olması gerekmez. Olay mahallinde bulunmamakla birlikte uzaktan suçun birlikte işlenişini etkileyen önemli bir katkıda bulunulması halinde müşterek faillik söz konusu olur. Uzak bir pozisyondan olay yerinde etkili bir konumda olan fail telefon ve telsiz gibi iletişim araçlarıyla koordine eden veya suçun işlenişi anında telefonla talimat veren kişi de bizzat müşterek faildir.
“Yardım etme” ise TCK'nın 39. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre;
“(1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde cezanın yarısı indirilir." Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.
(2)Aşağıdaki hâllerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:

a-Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek.

b-Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.

c-Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak”
“Bağlılık kuralı” da TCK'nın 40. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre;
“(1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır.
(2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.
(3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir”
Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına “şerik” denilmekte olup, TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden TCK'nın 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır.
TCK'nın 39/2. maddesindeki düzenlemeye göre, yardım etme; maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmaktadır. Bir suçun işlenmesine maddi yardımda bulunma çok çeşitli şekillerde ortaya çıkmakla birlikte anılan maddede maddi yardım; a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek, b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak olarak sayılmıştır. Manevi yardım ise; a) Suç işlemeye teşvik etmek, b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek, c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek, d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek şeklinde belirtilmiştir.
Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin belirlenmesi için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Zira yardım etmeyi müşterek faillikten ayıran en önemli unsur, kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hakimiyetinin bulunup bulunmadığıdır.
Anlaşılacağı üzere, faillik, birlikte suç işleme kararı yanında, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmayı da gerektirir. Örgütlü suçlar açısından da nihai amaçta birleşme nedeniyle birlikte suç işleme kararının varlığı kabul edilse dahi fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurulmadığından, gerçekleşen suçlar bakımından örgüt yöneticileri dışında kalan örgüt mensuplarının, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen her suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulamayacağında tereddüt yoktur.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
10/12/2016 günü Beşiktaş Vodofone Stadyumu çevresinde bulunan güvenlik güçlerine yönelik gerçekleştirilen bombalı saldırı eyleminde kullanılan bomba yüklü 34 UG 0838 plaka sayılı Chevrolet marka aracın eylemden önce 06/12/2016 tarihinde sanık tarafından satın alındığı, sanığın aracı satın almadan önce aracın satıcısı ile örgütün gizlilik kurallarına riayet edecek şekilde Suriyeli bir şahıs adına kayıtlı numara üzerinden görüşme yaptığı, aracı satın alırken boya-hasar kaydı gibi incelemelere tabi tutmadığı, sanığın ehliyetinin olmadığı ve araç kullanmayı da bilmediği, aracı satın aldıktan sonra araç kullanmayı bilmediği için aracı satıcısı tarafından sanığın istediği noktaya götürüldüğü, eylemden bir gün önce öğle saatlerinde aracın park edildiği yerden eylemi gerçekleştiren örgüt üyesi Kadri KILINÇ tarafından alındığı, sanığın olayın hemen akabinde kendi ikametgahına gitmeyerek, yakalanmasını engellemek amacıyla sanık ...'ın evine giderek burada saklandığı ve bu sanık adına kayıtlı hattı kendi telefonuna takarak kullandığının tespit edilmesi karşısında; icra hareketlerine başlanmasından itibaren bombalı saldırıyı gerçekleştiren örgüt üyeleriyle birlikte hareket ederek ya da olay esnasında doğrudan sonuca müessir fonksiyon ortaya koyan bir hareketle katılarak fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmaması nedeniyle müşterek fail olarak sorumlu tutulma imkanı bulunmayan fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak ve suçun işlenmesinden önce yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle yardım ettiği anlaşılan sanığın eyleminin, TCK'nın 39/2-a, b maddesi delaletiyle 39/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) Uygulamaya göre de; örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında yalnızca TCK'nın 58/9 maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyerek uygulama maddesi olarak TCK'nın 58/6. maddesinin de yazılması,
b-) Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçu yönünden;
1-) CMK'nın 225/1 maddesinde öngörülen "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir" hükmü uyarınca; dava konusu yapılacak eylemin, sevk maddeleri ile birlikte, bağımsız olarak iddianamede gösterilmesi gerektiği dikkate alınarak, iddianame içeriğinde sanığın tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçunu işlediğine dair herhangi bir anlatımının bulunmadığı, sanık hakkında düzenlenen sevk maddelerinde de açıkça anılan suçtan cezalandırılmasının talep edilmediği görülmekle, sanık hakkında anılan suçtan usulüne uygun açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden, bu suçtan hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
2-) Uygulamaya göre de; örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında yalnızca TCK'nın 58/9 maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyerek uygulama maddesi olarak TCK'nın 58/6. maddesinin de yazılması ve anılan suçtan hapis cezasının yanında belirlenen adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında TCK'nın 52/2 maddesi ile birlikte uygulama yeri bulunmayan TCK'nın 50/1-a maddesinin de karar yerinde gösterilmesi,
D-) Sanık ... hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme, kamu malına zarar verme ve mala zarar verme suçları yönünden;
1-) Sanık hakkındaki eylemin tek tanığı olan ...'nun CMK’nın 210. maddesi gereğince doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafinin huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip, AİHS’in 6/3-d ve Anayasanın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınarak bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) UYAP kayıtlarında yapılan incelemede sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 28.11.2023 tarihli ve 2021/3753 Esas, 2023/9744 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildikten sonra İstanbul 26. ACM'nin 2024/29 Esasına kayıt edildiği ve halen dava dosyasının derdest olduğu görülmekle; silahlı terör örgütüne üye olma ve devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarının geçitli suçlar olduğu gözetilerek, anılan dosya getirtilip incelenerek, iş bu dosya ile birleştirilip tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-) Uygulamaya göre de; örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında yalnızca TCK'nın 58/9 maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyerek uygulama maddesi olarak TCK'nın 58/6. maddesinin de yazılması,
E-) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 K. sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf. 383 vd.)
Örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. Fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmıştır.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
a-) Sanık ... yönünden;
1-) Mahkemede tanık olarak dinlenen ...'ın tanık dinleme yetkisi bulunmayan kollukta bilgi sahibi sıfatı ile alınan ve usulüne uygun olmayan beyanlarında geçen olaylar hakkındaki bilgisinin duyuma dayalı olduğunu bildirdiği hususu nazara alınarak; ilgili kolluk birimlerine yazı yazılarak sanığın PKK'nın propagandasına dönüşen eylemlere katılıp katılmadığının sorularak, katıldığının tespit edilmesi halinde buna dair delil ve bilgilerin dava dosyası arasına alınıp, yine UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzundan araştırılması, sanık hakkında bilgi ve beyana rastlanması halinde söz konusu delillerin ve ifade tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi, var ise beyanda bulunan kişilerin duruşmada tanık olarak beyanlarının alınması, toplanacak tüm bu delillerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine duruşmada okunması ve tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) Uygulamaya göre de; örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında yalnızca TCK'nın 58/9 maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyerek uygulama maddesi olarak TCK'nın 58/6. maddesinin de yazılması,
b-) Sanık ... yönünden;
1-) Sanıklar ... ve ...'dan ele geçirilen dokümanlarda sanığın işyeri adresinin bulunması gerekçe gösterilerek sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu kabul edilmişse de; öncelikle sanığın iş yerini sürekli olarak örgüt üyelerine kullandırdığına ilişkin somut delillerin araştırılması, sanığın örgüt içerisinde bir eğitim alıp almadığı, kod adı kullanıp kullanmadığı, örgütün eylemlerine katılıp katılmadığının ve örgütsel bir bağlantısının olup olmadığının tespit edilmesi bakımından, sanığın örgüt hiyerarşisi içerisine ne şekilde girdiğinin, sempatizan, örgüt üyesi, milis veya örgüte yardım eden konumda olup olmadığının UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzundan araştırılması, sanık hakkında bilgi ve beyana rastlanması halinde söz konusu delillerin ve ifade tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi, var ise beyanda bulunan kişilerin duruşmada tanık olarak beyanlarının alınması, toplanacak tüm bu delillerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine duruşmada okunması ve tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) Uygulamaya göre de; örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında yalnızca TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyerek uygulama maddesi olarak TCK'nın 58/6. maddesinin de yazılması,
c-) Sanık ... yönünden;
1-) Sanık ...'ın usulüne uygun olarak alınan soruşturma aşamasındaki ifadelerinde sanık ...'ın kendisini bir gün arayarak buluşmak üzere çağırdığını, gittiği zaman sanık ...'nin yanında Eylem olarak kendisin tanıtan sanık ...'ın yanında olduğunu, sanık ...'yi yanlarından uzaklaştırdıktan sonra sanık ...'in deposuna bırakılan malzemeleri sorduğunu beyan ettiği görülmekle; sanığın örgütün hiyerarşik yapısına girerek çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik arz eden eylemler işlediğinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzundan araştırılması, sanık hakkında bilgi ve beyana rastlanması halinde söz konusu delillerin ve ifade tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi, var ise beyanda bulunan kişilerin duruşmada tanık olarak beyanlarının alınması, toplanacak tüm bu delillerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine duruşmada okunup, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturup oluşturmayacağının da karar yerinde tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile sanıklar ..., ... ve ...'ün temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık ... hakkında tüm suçlardan ve sanık ... hakkında sadece tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı CMK’nun 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık ...'ın bozma nedeni ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadığı takdirde DERHAL SALIVERİLMESİNİN sağlanması için yazı yazılmasına, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e verilen ceza miktarı, tutuklulukta geçirilen süre, mevcut delil durumu ve bozma sebepleri dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin tahliye taleplerinin reddine, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.