Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılamada Asliye Hukuk Mahkemesince verilip temyiz incelemesinden geçen görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından iş yeri paket sigorta poliçesi ile sigortalanan ...'da faaliyet gösteren iş yerlerinde hanın ortak yerinde çıkan yangın nedeniyle emtiaların hasar gördüğünü, müvekkilince sigortalılarına hasar tazminatı ödendiğini, yangının çıkmasından sorumlu ... isimli iş yerinin sigortacısı davalı hakkında icra takipleri yapıldığını, davalının takiplere haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1484, 2015/1485 ve 2015/1486 numaralı takiplere yapılan itirazların iptaline, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, 22.07.2013 tarihinde ...'da meydana gelen yangın nedeniyle kendi nezdinde İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...'da bulunan işyerlerinde oluşan hasar dolayısıyla ödediği toplam 24.570,43 TL'nin, müvekkili sigorta şirketi ile ... yönetimi arasında yapılan 20.04.2013-20.04.2014 vadeli işhanı, Pasaj, İşyerim Paket Poliçesine istinaden tahsili için İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1484, 2015/1485 ve 2015/1486 sayılı takip dosyaları ile icra takipleri başlattığını ve taraflarından söz konusu takiplere itiraz edildiğini, davacının müvekkili sigorta şirketine rücu edebilmesi için öncelikle sigortalısının hukuki haklarına kanunda öngörülen şekilde halef olduğunu kanıtlaması gerektiğini, dava konusu yangının çıkış nedeni sigortalı iş hanının ortak kullanım alanından kaynaklanmadığından dolayı müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, icra inkar tazminatı bakımından taleplerin kabul edilemez olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının dava dışı sigortalısı ...’ın işhanı olduğu ve davacının dava dışı sigortalılarının da bu iş hanında işyerlerinin bulunduğu, binada elektrik ve diğer tesisatların da bulunduğu, ortak alan elektrik tesisatının bakımsızlığı nedeniyle meydana gelen arızadan kaynaklı olarak yangının oluştuğu ve yangının davacıya sigortalı iş yerlerine de sirayet ederek yayıldığı, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 69 uncu madde hükmünün bina sahiplerine geniş ve ağır bir sorumluluk yüklediği, kurtuluş kanıtı getirme imkanı tanınmadığı, ancak sorumluluktan kurtulmak için, zararın, eserin yapım bozukluğu ve bakım eksikliğinden kaynaklanmadığını ya da illiyet bağını kesen durumlardan mücbir sebep, üçüncü kişinin sorumluluğunun varlığını ispat etmesi gerektiği, bu kapsamda binanın bakımının ve kontrollerinin yapılmaması ve önleyici tedbirlerin alınmaması sebebiyle zararın meydana geldiği, bakım eksikliği ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğu, davalının kusursuz sorumluluk kapsamında dava konusu yangın nedeniyle, meydana gelen zarardan, poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu, davacının, poliçeler ile meydana gelen riskin teminat altına alındığı ve zarar nedeniyle, dava dışı sigortalılarına ödediği hasar bedelini, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472 nci maddesi kapsamında davalıdan talep etme hakkının bulunduğu, alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle, İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67/2 nci maddesi kapsamında %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacının davasının kabulü ile davalının İstanbul 18. İcra Müdürlüğü’nün 2015/1484 sayılı takip dosyasından 3.000,00 TL asıl alacak, 363,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam, 3.363,21 TL üzerinden yaptığı itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, kabul edilen alacağın %20’si olan 672,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstanbul 18. İcra Müdürlüğü’nün 2015/1485 sayılı takip dosyasından 748,96 TL asıl alacak, 72,76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam, 821,72 TL üzerinden yaptığı itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, kabul edilen alacağın %20’si olan 164,34 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstanbul 18. İcra Müdürlüğü’nün 2015/1486 sayılı takip dosyasından 18.200,00 TL asıl alacak, 2.185,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.385,50 TL üzerinden yaptığı itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, kabul edilen alacağın %20’si olan 4.077,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yangının ortak alandan kaynaklandığı yönündeki tespitin gerçeği yansıtmadığını, hükme esas alınan raporu kabul etmediklerini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, yangının 414 nolu dükkanda başlayıp yayıldığını, yangının elektriksel nedenden kaynaklanması nedeniyle elektrik mühendislerinden rapor alınması gerektiğini, aksine dair belirlemeler yapan delillerin ve raporun dikkate alınmadığını, tazminat miktarları yönünden araştırma yapılmadığını, temerrüt tarihi olarak ödeme tarihinin belirlenmesinin hatalı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davacı tarafça sigortalı bulunan iş yerlerinde çıkan yangın sonucu sigortalılara ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi yollamasıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 427 vd. maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi, Yangın Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İİK'nın 67/2 nci maddesi gereğince itirazın iptali davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için itirazında haksız ve alacağın likit olması zorunludur. Somut olayda, dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle alacağın likit olduğundan söz edilemez. Şu halde, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulü doğru değildir.

Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı Hukuk Usul Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 438/7 nci maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının 1. bendinde yer alan; a-b) Kabul edilen alacağın %20’si olan 672,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-b) Kabul edilen alacağın %20’si olan 164,34 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-b) Kabul edilen alacağın %20’si olan 4.077,1 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine bentlerinin karardan çıkarılmasına, yerine ''Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine" ifadelerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi