İstinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun’un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun’un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafinin temyiz talebinin, yeterli delil olmadığına, katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, 5271 sayılı Kanun’un 180/3. maddesine aykırı olarak müşteki ve tanığın beyanlarının alındığı hususlarına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik uygulamasına hükmedilmesini gerektiren Ortaca 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/817 Esas, 2017/850 Karar sayılı ilamının varlığı ile ikinci kez mükerriliğe yol açmayan bir başka ilama dayanılarak da olsa; ilk derece mahkemesince ikinci kez mükerrirliğe karar verilmesinin isabetli olmasına göre, istinaf incelemesi sırasında hükmün tekerrüre ilişkin fıkrasına, tekerrüre esas alınan ilam yerine Ortaca 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/817 Esas, 2017/850 Karar sayılı ilamının derecedilerek istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık ...'ın 09.04.2020 günü kendisini ... olarak tanıtarak katılan sanık ...'ya ait düğün salonunun önüne geldiği, katılan sanığa ahşap kapı ve pencere satmayı teklif ettiği, ...'nun ürünlere baktığı ancak almak istemediği, sanığa bir miktar para borç olarak verdiği, ertesi gün sonra sanığın arayarak yine borç istediği, katılan sanığın 13.04.2020 günü saat 19.00 sıralarında düğün salonunun ve ofisinin kapısını kilitleyerek ayrıldığı, saat 22.50 sıralarında düğün salonuna geldiğinde sensörlü lambanın yanmadığını fark ettiği, dışarıda sanık ...'a ait bisikleti gördüğü, yerden sopa alarak düğün salonuna girdiği, ofisin kapısının açık ve ışıkların yanık olduğu, "kim var orada" diye bağırarak seslendiği, ofise girdiğinde ...'ın elinde bıçak ile hızlıca üzerine yürüdüğü, bunun üzerine elindeki sopa ile ...'ın omzuna ve yüzüne vurduğu, ...'ın koşarak kaçtığı, iş yerini kontrol ettiğinde saatinin ve bir adet küpenin çalınmış olduğunu tespit ettiği olayda sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Yasa'nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık müdafinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.