TCK'nun 158/1-f, 62,53,58. maddeleri gereğince mahkumiyet

Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın internet ortamında kendisini avukat olarak tanıtarak iletişim kurduğu şahıslarla ilişkilerini geliştirdiği, evlenme planları yapıp onları kandırdığı, müşteki gibi dolandırdığı şahıslardan gönderilen paraları yine internet ortamında tanıştığı kişiler adına havale yapılmasını sağlayarak en sonunda kendisinin parayı çekebileceği bir hesaba gönderilmesini sağladığı, eylemi nedeniyle müştekinin 1719 TL dolandırılıp zarara uğradığı, bu sebeple sevk maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği iddia edilen olayda; sanığın savunması, mağdur ve tanık beyanları ile dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik mahkemece verilen kabulde bir isabetsizlik görülmemiş olup, sanığın sabıka kaydında daha ağır cezayı içeren Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/445-984 sayılı ilamı yerine daha hafif cezaya ilişkin hükümlülüğün esas alınması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, tekerrüre esas alınan ilama konu dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında bulunması karşısında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sübuta yönelik temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.