Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti men'i ve refi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin doğal ve suni lif ve lif karışımlarını işleyerek iplik haline getiren makine, sistem ve bileşenleri ürettiğini ve geliştirdiğini, iplik makineleri ve bileşenleri konusunda müvekkilin lider şirketlerden biri olduğunu, "Rieter" markalarının ve "Com4" ibareli markanın müvekkili adına Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRK PATENT) nezdinde tescilli olduğunu, davalının ihlal teşkil eden fiillerinin www.teknikimalat.com adresli internet sitesinde ve katılımcı olduğu ITM 2016 İstanbul fuarında gerçekleştirildiği ve Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/79 D. İş dosyasında yapılan tespit neticesinde, fuarda yapılan tespit ile birlikte www.teknikimalat.com alan adlı internet sitesinde müvekkili şirketin tescilli "RIETER" markasının, logosunun ve "COM4" markaların kullanıldığının tespit edildiğini, davalının müvekkili şirketin göndermiş olduğu ihtarnameye cevaben, ürünleri çeşitli fabrikalardan temin ettiğini, ancak bu ürünlerin ticaretini yapmadığını belirttiğini, davalının www.teknikimalat.com alan adlı internet sitesinde, müvekkili şirketin "RIETER" marka ve logosu ile COM4 markalarına çok benzer bir ibare olan "RTR” ibaresi altında hali hazırda müvekkil şirketin üretimini gerçekleştirdiği tekstil makinaları yedek parçalarının taklitlerini yayınladığını ve bu durumun müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını ve müvekkilinin maddi ve manevi zararlara uğrattığını iddia ederek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, müvekkilinin "Rieter" marka ve logosu ile "Com4" marka tescillerinin birebir aynısını veya benzeri olan ibareler ile "RTR" ibaresinin, davalıya ait www.teknikimalat.com alan adlı internet sitesinde, katalog, broşür ve afiş gibi tanıtım materyallerinde, mal ve hizmetleri üzerinde kullanmasının önlenmesini, tecavüz ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, muhafaza altına alınan katalogların imhasına ve davacı markalarının şekil ve ibarelerini içeren davalıya ait her türlü evrak, katalog ve ürünler ile münhasıran bunların üretiminde kullanılan kalıplara el konularak imhasına, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 3.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihi itibariyle değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsiline ve verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesi talep etmiştir.
Davacı vekili 14.03.2019 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini, 90.665,43 TL olarak ıslah ederek 17.11.2016 tarihi itibarıyla değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL arttırım yapılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili 22.02.2017 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin 2008 yılında kurduğu şahıs işletmesinde, tekstil makinaları yedek parça ve aksesuarlarının satışı konularında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin küçük çaplı bir işletme olduğunu, müvekkili işyerinde ve tespit için gelinen fuar alanında müvekkiline ait hiçbir taklit ürün tespit edilemediğini, müvekkilinin taklit ürün imalatı, ithalatı, satışı veya pazarlaması yapmadığını, dava konusu "Com4" ve "Reiter" markalarını taşıyan ürün görsellerinin, müvekkilinin kataloglarında ve internet sitesinde ürün ve sektör çeşitliliğini arttırmak için koymuş olduğu görseller olduğunu, müvekkilinin bu ürünlerin satışını gerçekleştirmediğini, müvekkilinin fabrikalardan temin ettiği orijinal ürün numunelerinin resimlerine kataloglarında ve internet sitesinde yer verdiğini ve bu durumun marka hakkının ihlali ve haksız rekabet teşkil etmeyeceğini, davacının RTR ibareli tescilli ya da tescilsiz markası bulunmadığını, maddi tazminat istemlerinin zamanaşımına uğradığını ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı adına tescilli 98/007853, 98/005327 tescil nolu "RIETER" ibareli marka, 98/007855 tescil nolu (R) şekil markası ve 2012/90186 tescil nolu (COM4) ibareli markaları herhangi bir hakkı olmadan kullanıldığı, bu kullanımın davacının marka haklarına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, davacı vekilinin tercihi ve en son bilirkişi ek raporuna göre, istenebilecek maddi tazminat tutarının 75.908,56 TL olduğunun anlaşıldığı, davalının eyleminin aynı zamanda davacının maddi haklarını da ihlal ettiği gerekçesiyle; davacının davasının kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli 98/007853, 98/005327 tescil nolu "RIETER" ibareli marka, 98/007855 tescil nolu (R) şekil markası ve 2012/90186 tescil nolu (COM4) ibareli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine; bu markaların aynı veya benzeri olan ibarelerin davalıya ait www.teknikimalat.com alan adlı internet sitesinde davalıya ait katalog, broşür, afiş gibi tanıtım materyallerinde mal ve hizmetli üzerinde kullanılmasının durdurulması ve önlenmesine, tecavüz ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, tedbir kararının icrası neticesinde muhafaza altına alınan katalogların imhasına ve davacı markalarının şekil ve ibarelerini içeren davalıya ait her türlü evrak, katalog ve ürünler ile münhasıran bunların üretiminde kullanılan kalıplara el konularak imhasına, 5.000,00 TL manevi tazminat ile 75.908,56 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacılar vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince geriye doğru üç yıllık değil, tazminat tutarı açısından ceza zamanaşımı olarak 10 yıllık bir dönemin esas alınarak karar verilmesi gerektiğini, 20.08.2019 tarihli rapor ile davalının 2013 yılından itibaren toplam kazanç tutarının 75.908,56 TL olarak hesaplandığını ve bu tutara göre karar verildiğini, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü, bir fiilden doğması halinde, bu zamanaşımının uygulanacağını, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesinin (a) bendinde markaya iktibas ve iltibas suretiyle tecavüzün suç olarak düzenlendiğini ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesi gereğince zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, 90.665,43 TL üzerinden tazminata karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince ürünler üzerinde inceleme yapılmadığını, defter ve belgeler üzerinde inceleme yapıldığını, dosyada mübrez tüm raporların mali incelemeye dayalı olduğunu, R=RING kodlu ürünlerin tümünün RIETER markasını taşıyan ürünlermiş gibi hatalı bir tespitte bulunulduğunu, tazminat hesabının da bu tespite dayalı olarak yapıldığını, müvekkiline ait R harfi ile kodlanan ürünlerin RING olarak adlandırılan makinayı ifade ettiğini, davalı markası ile ilgisinin bulunmadığını, bu ürünlerin RIETER marka makinelerde kullanılıp kullanılamayacağının makine mühendisi bilirkişi vasıtasıyla tespiti gerektiğini, 2015-2016 yıllarına ait stok kayıtların geriye yürütülerek hesaplama yapılmasının kabul edilemeyeceğini, iddia olunan satışların geriye dönük 7 yıl boyunca aralıksız şekilde, 2015 yılı oranları ile aynı düzeyde olduğunun kabulünün somut dayanağı bulunmadığını, bilirkişiler tarafından icat edilen bu yöntemde, öncelikle 2015 yılı toplam satış hasılatının incelenerek, stok kayıtları ile karşılaştırılarak/oranlanarak, RİETER ibareli olduğu öne sürülen ürünlerin toplam satış tutarı içinde %15,03 oranında olduğu sonucuna varıldığını, aynı yöntem 2016 yılı için uygulandığında %6 oranında olduğunun görüldüğünü, bilirkişilerce %6 yerine neden %15,03 oranının tercih edildiğinin belli olmadığını, sektör verileri ile tazminat hesabı yapılmasının yasal olmadığını, bilirkişilerin raporlarında konsolide sektör verileri ve TCMB faaliyet karlılık oranlarını uyguladıklarını, hükme esas alınan raporda satış karlılık oranının nasıl tespit edildiğinin açık olmadığını, 2015 yılında %15,2016 yılında %9 satış karlılık oranlarının nasıl hangi yöntemle tespit edildiğinin açık olmadığını, satış karlılık oranının tüm ürünlerde aynı olamayacağını, müvekkilinin 2015 yılında zarar etmiş olmasına rağmen, hükme esas alınan raporda 27.126,00 TL kazanç elde etmiş gibi gösterildiğini, 2016 yılında müvekkilinin toplam 22.711,00 TL faaliyet karı açıklamışken, bilirkişilerin bu tutarı da dikkate almamayı seçerek, 2016 yılı toplam satış hasılatına farazi bir kar oranı uyguladıklarını, dava konusu ürünlerden bu oran dahilinde 14.719,00 TL haksız kazanç elde ettiğini iddia ettiklerini, davacının ıslah ile arttırdığı taleplerine yönelik zamanaşımı itirazı üzerine, bilirkişilerden alınan raporda usul ve yasaya aykırı şekilde 2013 ve 2016 yıllarının tamamının tazminat hesabına dahil edildiğini, 17.11.2016 tarihinden geriye doğru 3 yıl en fazla 17.11.2013 tarihine kadar hesaplama yapılabilecekken, 2013 ve 2016 yıllarının tamamı için hesaplama yapıldığını, müvekkilinin COM4 ibareli markaya yönelik kullanımına dair dosyada delil bulunmamasına rağmen bu marka yönünden de ihlalin tespiti ve durdurulmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin üretim faaliyeti bulunmamasına rağmen üretimde kullanılan kalıplara el konulması ve imhasına karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/76 D. İş sayılı dosyası ile Tüyap Fuarında davalıya ait stantta yapılan bilirkişi incelemesinde, 07 nci sınıfa dahil makine parçalarında davacı adına tescilli COM4 markasının kullanıldığı, davalıya ait www.teknikimalat.com alan adlı internet sitesinde yapılan incelemede, güncel kayıtlarda RIETER markasının kullanıldığına dair tespit yapılamamışsa da, internet sitesinin arşiv kayıtlarında, 2015 ve 2016 yıllarında internet sitesinde RIETER markasının kullanıldığının tespit edildiği, ürün görsellerinin görüntülenemediği ancak sitede daha önce ürün listesinde R-45, R-46, R-90, R-91, R-92, R-81, R-82 kod numaralı ürünlerin bulunduğunu gösterir ekran görüntülerinin bulunduğu, bilirkişilerce internet sitesinden görüntülerin kaldırıldığına dair görüş bildirildiği davalı tarafça bu ürünlerin orijinal olduğu ve davacı ya da yetkili satıcıdan alındığının ispatlanamadığı, bilirkişi raporlarında davalı defterlerinde bu yönde kayıt bulunmadığı tespit edildiği, delil tespit dosyasındaki bilirkişi raporları, dosya içerisine alınan 2015 yılı kataloğundan davalı tarafça, davacı adına tescilli RIETER markası ile COM4 markalarının tescil sınıflarında kullanılarak markalara tecavüz edildiği tespit edilmekle bu markalara tecavüzün tespiti, internet sitesinde, kataloglarda, tanıtım materyallerinde kullanımının durdurulması ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesi yerinde ise de, bu yönde bir tespit bulunmamasına rağmen üretimde kullanılan kalıplara el konularak imhasına karar verilmesi yerinde görülmediği, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü alt bendi ve madde gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, markaya tecavüz fiili dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK'da düzenlendiğinden ve 6102 sayılı Kanun'un 55 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü alt bendi düzenlemesinde yürürlükten kalkan 6102 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin beşinci fıkrasındaki "ürün adı, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları" ibaresine yer verilmediğinden, kümülatif koruma sağlamayacağından, haksız rekabete ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin de yerinde görülmediği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.03.2022 tarihli, 2019/5189 E, 2022/1852 K. sayılı kararı), 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 72 nci maddesinde zamanaşımı süresinin faili ve fiili öğrenme tarihinden itibaren iki yıl ve her koşulda fiilin öğrenildiği tarihten itibaren on yıl olduğu, ancak ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğması halinde, bu zamanaşımının uygulanacağı düzenlendiği, dava tarihinde 556 sayılı KHK hükmü yürürlükte olup, 556 sayılı KHK'nın 61/A maddesinde 21.01.2009 tarihli 5833 sayılı Kanun ile değişiklik yapılarak markaya tecavüz fiilinin " bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır" hükmü gereğince 21.01.2009 tarihinden sonraki filler yönünden uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağı, sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşıldığı, Mahkemece 21.01.2009 tarihinden sonra markaya tecavüz ve haksız rekabetin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti ile gerçekleşmişse ihlal süresinin de gözetilerek, davacının seçim hakkını 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre kullandığı gözetilerek maddi tazminat hesabının yapılması ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekmediği, bilirkişilerce ticari defter ve faturaların gerçeği yansıtmadığı kanaatinin açıklandığı, 2009 yılı ile 2014 yılı için yapılan hesaplamada, 2015-2016 yılı stok kayıtlarının geriye yürütülmesi ile bulunan muhtemel RIETER satış tutarlarına TCMB'nin sektör bilançolarındaki faaliyet karlılık oranlarının uygulanması ile muhtemel kazanç tutarının 90.665,43 TL olarak hesaplandığı, davacı vekili tarafından bu miktar üzerinden maddi tazminatın ıslah edildiği, hesaplama dönemi 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi içinde ise de, 2008 yılından itibaren RIETER markasının kullanıldığının dosya kapsamında ispatlanıp ispatlanmadığının incelenmesi gerektiği, bilirkişilerce faturaların tek tek incelenmesinde 2013-2014-2015 ve 2016 yıllarında faturalarda bu markanın kullanıldığı tespit edilmekle birlikte, ticari defterlerdeki kayıtların fiili satışları yansıtmadığı anlaşıldığından, geriye dönük muhtemel satış tutarları üzerinden hesaplama yapılması yerinde ise de, 2013 yılı öncesi markaya tecavüz fiili ispatlanamadığından, İlk Derece Mahkemesince 2013 ila 2016 yıllarındaki tecavüz fiilleri nedeniyle 75.908,56 TL maddi tazminat ve 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi yerinde olup, davacı vekilinin gerekçeye yönelik istinaf sebebi yerinde ise de miktara yönelik istinaf sebebi yerinde görülmediği, davalı vekilinin maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığına, zamanaşımı itirazına, tazminat hesaplama yöntemine ve hükmedilen maddi tazminata yönelik istinaf başvurusu ise yerinde görülmemekle birlikte, haksız rekabetten kaynaklanan dava ile üretim kalıplarına el konularak imhasına yönelik istinaf başvurusu kısmen kabul edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin gerekçeye yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli 98/007853, 98/005327 tescil nolu "RIETER" ibareli marka, 98/007855 tescil nolu (R) şekil markası ve 2012/90186 tescil nolu (COM4) ibareli marka haklarına tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine; bu markaların aynı veya benzeri olan ibarelerin davalıya ait www.teknikimalat.com alan adlı internet sitesinde davalıya ait katalog, broşür, afiş gibi tanıtım materyallerinde mal ve hizmetli üzerinde kullanılmasının durdurulması ve önlenmesine, tecavüzün neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, ihtiyati tedbir kararının icrası neticesinde muhafaza altına alınan katalogların hüküm kesinleştiğinde imhasına ve yukarıda yazılı davacı markalarının şekil ve ibarelerini içeren davalıya ait her türlü evrak, katalog ve ürünlere el konularak imhasına, 5.000,00 TL manevi tazminat ile 75.908,56 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili vekili isteminde bulunmuştur.
1.Davacılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti meni ve refi ile, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.