Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, dava miktar yönünden duruşmaya tabi olmadığından, bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalı ile aralarında 10.03.2006 tarihinde ... plakalı aracın satışı için sözleşme imzalandığını, davalıya 6.000.00 TL peşinat ve bakiye borç için boş senet ve değişik vade tarihli senetler verdiğini, aracın satışının verilememesi üzerine bu defa 34 VNP 61 plakalı araç için sözlü olarak anlaştıklarını, 14.000.00 TL'yi bankadan kredi alarak ödediğini ve borcunu kapattığını ancak davalının senetlerini iade etmediğini, elindeki senedi rızası dışında doldurarak hakkında takip yaptığını belirterek borçlu olmadığının tespitine, hakkındaki takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, davalı vekili 25.02.2011 tarihli oturumda satış sözleşmesine itirazlarının olmadığını, takip konusu senedin ne için verildiğine dair yazılı beyanda bulunmak için süre verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 18.05.2011 tarihli oturumda davalının oto kiralama işi yaptığını, davacının kendisi ve arkadaşları için oto kiraladığını, bunun için takibe konu senedi teminat senedi olarak verdiğini, davalının araç satışına ilişkin davacıdan bir alacağının bulunmadığını beyan etmiş ve açılan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, açtığı menfi tespit davasında davalı ile aralarında araç satışı yapıldığını, buna ilişkin senetler verdiğini ve borcunu ödeyip kapattığını, buna rağmen davalı tarafından hakkında icra takibi yapıldığını belirterek eldeki davayı açmıştır. Davalı vekili, 18.05.2011 tarihli oturumda davaya konu vade tarihi 20.06.2006,tanzim tarihi 20.03.2006 olan üzerinde "nakten" kaydı bulunan 11.450 TL bedelli davacı tarafından düzenlenen senedin oto kiralama bedelinin teminatı olarak verildiğini beyan etmiştir. Dava konusu senedin teminat senedi olarak verildiği davalının kabulüyle sabit olduğuna göre, davalının davacıya oto kiralama işi yaptığını ve yaptığı işin bedelini kanıtlama zorunluluğu vardır. Bir teminat senedinin takibe konu olabilmesi için teminat olarak verildiği işten dolayı alacak hakkının doğduğunun kanıtlanması gerekir. Teminat senedi karşılığında yapılan işi ve bedelini ispat yükü davalıya aittir. Bu nedenle davalıya, davacıya yaptığını iddia ettiği oto kiralama işini ve bedelini kanıtlaması amacıyla delilerini ibraz etmesi için süre verilmesi ve davalının bu yoldaki delileri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ispat yükü ters çevrilerek davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle aksi yönde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 21.15 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.