SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yokluğunda verilen mahkûmiyet kararlarının tebliği sırasında cezaevinde bulunan sanığa karar içeriğinin okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak cezaevi idaresince sanık hakkında düzenlenen tebligat belgesi içeriğine göre gerekçeli kararın sanığa okumak/almak suretiyle tebliğ edildiği, bu işlemlerin CMK'nın 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmayıp geçersiz olduğu, ayrıca hükmün yasa yolu bildiriminde sanığa CMK'nın 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin” belirtilmemesi nedeniyle tebliğ işleminin usûlsüz olduğunun anlaşılması karşısında, sanık tarafından yapılan 05.05.2015 tarihli temyiz başvurusunun süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, gündüz sayılan saatte şikâyetçinin evine kapıyı zorlamak suretiyle girdikten sonra bilgisayar ve şarj kablosu çalması şeklindeki olayda; eylemlerinin suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 116/1 ve 151/1. maddelerinde düzenlenen hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezaların üst sınırlarına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 31.03.2015 tarihli mahkûmiyet kararından inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.