Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1.maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2018 tarihli ve 2017/708 Esas, 2018/885 Karar sayılı sanığın 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararının sanık müdafii tarafından istinafı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/3064 Esas, 2018/3108 Karar sayılı ilâmı ile katılanın yaralanmasına göre sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu halde görevsiz mahkemece karar verildiği, kabule göre de TCK 86/1. maddesi gereğince asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken, asgari hadden ceza tayin edildiği nedenleri ile, CMK 283. maddesi gereğince ceza miktarı yönünden kazanılmış hakları korunmak suretiyle bozulmasına,
2.İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2019/209 Esas, 2021/400 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında mağdur ...'ye yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1,3-e, 87/1-d, 62,53. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/972 Esas, 2022/1544 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 /1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2.maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;
Sanık ... hakkında katılan ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2,29,62,53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastının olmadığına, nitelemeye, eylemin kasten yaralama veya taksirle yaralama olarak değerlendirilmesi gerektiğine, meşru müdafaaya, meşru müdafaada sınırın aşılması koşullarının bulunduğuna, ilişkindir.
1.Olay tarihinden önce katılan sanık ... ile mağdur ...'nin semt pazarlarında beraber pazarcılık yaptıkları ve aralarında bu işlerden kaynaklanan borç ilişkisinin bulunduğu, olay tarihinde mağdur ...'nin alacağını istemek için yanında sanık ... ile ortak arkadaşları olan ... ve ... olduğu halde sanık ...'in pazarcılık yaptığı Gaziemir ilçesi semt pazarına geldikleri ve mağdur ... ile sanık ... arasındaki tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve sanık ...'in ele geçmeyen falçata ile mağdurun göğüs bölgesine 1 kez vurduğu ve mağdurun bayılarak yere düştüğü olay yerinde bulunan ..., ... ve ... ile pazarcı esnaflarının engel olmaları nedeniyle sanığın eylemine devam edemediği engel olan kişiler tarafından 112 Acil ve kolluk kuvvetlerine haber verildiği, sanık ... olay yerinden kaçarak uzaklaştığı, sanık ...'in bu eylemi sonucu mağdurun göğüs boşluğuna nafiz olan yaralanmasının perikardiyal sıvı (kalp ile kalp zarı arasında sıvı) oluşmasına, sol hemitorksta 6. ön kosta düzeyinde cilt, cilt altı yağı doku ve derin kas planlarının bütünlüğünde bozulma ve derin yumuşak doku amfizemine neden olacak şekildeki yaralanmaların hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi bir müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanması ile sonuçlandığı, anlaşılmıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleminin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının bulunmadığı, eylemin taksirle işlenmediği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının kazanılmış hak nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca “4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infaz edilmesine” karar verilmesi gerekirken “4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/972 Esas, 2022/1544 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği kazanılmış hakka ilişkin hüküm fıkrası çıkartılarak yerine “5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanık hakkında sonuç cezanın "4 yıl 2 ay" hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2024 tarihinde karar verildi.