İstinaf başvurusunun esastan reddi

Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2018 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, h, 53,58. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır

2.Gaziantep 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli ve 2018/389 Esas, 2019/519 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a, h, 62,53,58. maddeleri gereğince 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrir olduğuna ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 2019/3787 Esas, 2021/2000 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Müştekinin duruşmada dinlenilmesi sonrası suç vasfının değişmesi ihtimali ve etkin pişmanlık maddelerinin uygulanma koşulları değerlendirilmeden eksik inceleme ile kurulan hükmün bozulması gerektiğine,
İlişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Müştekinin hurda toplama işi yaptığı, olay tarihinde 06.00 sıralarında çöp konteynırına hurda bulunup bulunmadığı için baktığı sırada sanığın kendisine Suriyeli diyerek seslendiği, müştekinin Suriyeli olmadığına dair cevap verdiğinde sanığın müştekiye motosikletinin çalıntı olduğunu söylediği, bunun üzerine müştekinin motosikletin çalıntı olmadığını göstermek için 27 ... .. plakalı motosikletinin ruhsatını gösterdiği sırada sanığın müştekinin elinde bulunan ruhsatı aniden çekip aldığı ve o sırada yanında bulunan olay sonrası ele geçirilemeyen bıçağı montunun cebinden çıkararak müştekiye savurduğu, müştekinin kendisini geriye atıp kaçmaya başladığı ancak sanığın elindeki bıçakla müştekiyi kovaladığı, bir süre sonra sanığın kovalamayı bırakarak tek başına olay mahaline geldiği ve müştekiye ait olan 27 ... .. plakalı üzerinde anahtarı bulunan motosiklete binerek olay yerinden uzaklaştığı.. saat 22.00 sıralarında uyuşturucu madde içildiği anonsu üzerine gidilen yerde sanığın bulunduğu, yanında bulunan plakasız motosikletin kendisine ait olduğunu beyan ettiği, şase numarası sorgulandığında motosikletin müştekiye ait olduğunun tespit edilerek müştekiye iadesinin kolluk tarafından sağlandığı anlaşılmış olduğunun, kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır.

2.Kovuşturma aşamasında ulaşılamayan müştekinin olay sonrası sıcağı sıcağına alınan ifadesinde olay bölümü (1) No.lu bentteki gibi beyan etmiştir.

3.Sanık aşamalarda alınan ifadelerinde suçlamayı ikrar etmiştir.

4.Kolluk tarafından düzenlenen olay, yakalama tutanakları, olay yeri inceleme tutanakları, dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Suçu İşlemediğine, Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesince Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Müştekinin soruşturma aşamasında alınan beyanları, sanığın tevil yollu ikrarı, kolluk tarafından düzenlenen olay, yakalama tutanakları, olay yeri inceleme tutanakları dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı ve eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı, suçun kesin delillerle sanık tarafından işlendiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiğinin anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden hükümde isabetsizlik bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 2019/3787 Esas, 2021/2000 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 4.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

05.06.2024 tarihinde karar verildi.