SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet

I-)Sanık ... Hakkında Hukuki İlişkiye Dayanan Alacağın Tahsili Amacıyla Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan İncelemede;
Hükmolunan cezaların miktarları ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca REDDİNE,

II-)Sanıklar ... ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Yapılan İncelemede;
Hükmolunan cezaların miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 22.10.2021 tarihli, 2020/2350 Esas ve 2021/2340 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanıklar Hamza Aydoğdu ve ...'ın temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz istemlerinin reddine dair ek kararın ONANMASINA,

III-)Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelenmesine Gelince;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafii dilekçesinde; kararın hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, sanığın suça karışma veya işleme kastının olmadığını, beraat kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüş, sanık ... müdafii dilekçesinde özetle; sanık hakkında 150/1. maddenin ve 62. maddenin uygulanması gerektiğini belirtmiş,sanık ... müdafii dilekçesinde özetle; sanığın suçu işleme kastının olmadığını, 150/2. maddenin uygulanması gerektiğini belirtmiş, anılan temyiz dilekçelerindeki belirtilen sebeplere yönelik yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabul ile nitelendirmede usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Sanık ...’nun alacağının tahsili amacıyla yağma suçuna iştirak eden sanıklar Hamza ... ve Şerif'in, sanık ... ile olan akrabalık ve arkadaşlık ilişkisi üzerine suça iştirak ettikleri olayda, en başından itibaren daha az cezayı gerektiren yağma suçunun konusundan yararlanmadıkları gibi kendi nam ve hesaplarına hareket etmedikleri gözetildiğinde, sanıklar ..., ... ve ...'in eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 150/1. maddesinde düzenlenen hukuki alacağın tahsili amacıyla yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kararları verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi gereğince dosyanın gereğinin ifası için ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.