Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine,İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.07.2019 tarihinde davalı ... nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında yaya konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı ... şirketine ödeme için başvuruda bulunulduğunu ancak yasal süre geçmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 120.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 120.200,00 TL'nin 17.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 22.01.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 358.726,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 25.832,86 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 5.440,32 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 390.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporlarının objektif değerlendirmeden uzak olduğunu, davacının maluliyetinin bulunmadığını, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olması sebebiyle kusur oranlarına ilişkin uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması ve aleyhe hüküm kurulması ihtimalinde vekalet ücretinin AAÜT'ye göre hesaplanacak miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; poliçe limiti ile sınırlı kalmak üzere davanın kabulü ile 358.726,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 25.832,86 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 5.440,32 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 390.000,00 TL maddi tazminatın 31.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; bilirkişi tarafından farazi şekilde asgari ücretin 1,5 katı üzerinden kaza tarihi itibariyle hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacının kaza tarihi itibariyle Üniversite 1. sınıf öğrencisi olup üniversiteyi bitirmesi ve makul iş arama süresi gözetilmeden hesaplama yapıldığını, davacı tarafından sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından tanzim edilen %19 kalıcı sakatlık, 180 gün geçici iş göremezlik ve 60 gün geçici bakıcı süresi tespit edilen rapora taraflarınca itiraz edilmesi üzerine Hakem Heyeti tarafından aldırılan raporda %10 sakatlık oranı, 9 ay geçici iş göremezlik ve 3 ay geçici bakıcı süresi tespit edildiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı hususunda daha aleyhe olan ve usuli kazanılmış haklarını ihlal eden bu raporun esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu kaldı ki yeni alınacak raporun davacının bizzat muayenesi yapılmak suretiyle Üniversite Adli Tıp Anabilim Dalından alınması gerektiğini dolayısıyla usuli kazanılmış hak gereği bir tarafın itiraz ettiği rapor sonucu alınan ek raporun daha aleyhe olması halinde aleyhe olanın hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporunda progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, poliçe dahilinde davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderlerinden sorumlu olmadıklarını, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT'ye göre hesaplanacak ücretin 1/5'i oranında olması gerekirken tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tazminat hesaplamasının Yargıtay içtihat ve uygulamalarına uygun olarak TRH 2010 Mortalite Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak yapıldığı, karara esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen tazminat poliçe limitinin çok üzerinden olduğundan davalı tarafından kazanılmış hak olduğu iddia edilen süreler nazara alındığında dahi poliçe limiti aşılacağından itirazın sonuca etkili olmayacağı,geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatından davalı ... şirketinin sorumlu olduğu belirtilerek davalının bu konulardaki itirazlarının reddi gerektiği, kararda davacı lehine tam avukatlık ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı bu nedenle davalı vekilinin avukatlık ücretine ilişkin itirazının kabulü ile davacı lehine tarifeye göre hesaplanan avukatlık ücretinin tamamı esas alınarak hükmedilmiş olan avukatlık ücretinin maktu ücretin altına düşmemek üzere 1/5 oranına indirilerek kararın düzeltilmesi gerektiği belirtilerek davalının itirazlarının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 5 inci Karar bölümü 3 üncü maddesindeki ''35.750,00 TL vekalet ücretinin '' ibaresinin ''7.150,00 TL vekalet ücretinin '' olarak düzeltilmesine ve kararın bu şekilde infazına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Sigorta Tahkim Komisyonunca 18.05.2022 tarihinde davanın tam kabulüne karar verildiğini, dolayısıyla karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hesaplanan ücretin 1/5'ine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi tarafından farazi şekilde asgari ücretin 1,5 katı üzerinden kaza tarihi itibariyle hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacının kaza tarihi itibariyle Üniversite 1. sınıf öğrencisi olup üniversiteyi bitirmesi ve makul iş arama süresi gözetilmeden hesaplama yapıldığını, davacı tarafından sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından tanzim edilen %19 kalıcı sakatlık, 180 gün geçici iş göremezlik ve 60 gün geçici bakıcı süresi tespit edilen rapora taraflarınca itiraz edilmesi üzerine Hakem Heyeti tarafından aldırılan raporda %10 sakatlık oranı, 9 ay geçici iş göremezlik ve 3 ay geçici bakıcı süresi tespit edildiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı hususunda daha aleyhe olan ve usuli kazanılmış haklarını ihlal eden bu raporun esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu kaldı ki yeni alınacak raporun davacının bizzat muayenesi yapılmak suretiyle Üniversite Adli Tıp Anabilim Dalından alınması gerektiğini dolayısıyla usuli kazanılmış hak gereği bir tarafın itiraz ettiği rapor sonucu alınan ek raporun daha aleyhe olması halinde aleyhe olanın hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporunda progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, poliçe dahilinde davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderlerinden sorumlu olmadıklarını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 18.07.2019 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.