İNCELEME KONUSU

Mahkûmiyet
KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2020 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan yapılan yargılama sonucunda 1 yıl 3 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karar istinaf edilmeksizin 04.09.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.07.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2022 tarihli ve KYB-2022/111358 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2022 tarihli ve KYB-2022/111358 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"...1- 6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesinde yer alan, “Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” şeklindeki düzenleme karşısında, Mahkemesince 100 gün adlî para cezası temel ceza olarak belirlenmesi gerekirken, 120 gün adlî para cezasının belirlenmesini takiben, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında 83 gün adlî para cezası yerine, 100 gün adlî para cezasına hükmedilmesini müteakip, anılan Kanun'un 52/2. maddesi gereğince günlüğü 30,00 Türk lirası üzerinden paraya çevrilmesi sonucu 2.490,00 Türk lirası yerine, 3.000,00 Türk lirası adlî para cezasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin olunmasında,

2- İddianamede sevk maddesi olarak 6136 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 3. fıkrası maddesi gösterildiği halde ek savunma hakkı verilmeden sanık hakında 6136 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasına göre mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkının kısıtlanmasında,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

1. 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezası ile birlikte hükmedilen adli para cezasının üst sınırının 100 gün olabileceği gözetilmeden hükümde yazılı şekilde temel cezanın 120 gün adli para cezası olarak belirlenmesi,

2. Hükümlü hakkında düzenlenen iddianamede 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması talep edildiği halde, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeden 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2020 tarihli ve 2020/146 Esas 2020/224 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin (b) uyarınca gerekli işlemin yapılması için,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.