Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2015/220 Esas, 2015/567 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma mahkumiyet kararı verilmiştir.
2. . Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2015/220 Esas, 2015/567 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/10806 Esas, 2020/648 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2020/121 Esas, 2020/633 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
4. Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2020/121 Esas, 2020/633 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 21.10.2021 tarihli ve 2021/37107 Esas, 2021/8971 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekliliği nedeni ile dosya bozularak mahallîne gönderilmiştir.
5.Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/12 Esas, 2022/296 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 51 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, kastının olmadığına, bu nedenle hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanıkla katılan arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu ticari ilişki kapsamında katılan tarafından sanığa üç adet senet verildiği, daha sonra senetlerin bedeli katılan tarafından sanığa ödenmesine ve karşılığında ibraname verilmesine karşın senetlerin iade edilmediği, iade edilmeyen senetlerden 30.11.2011 ödeme tarihli senetle ilgili katılan aleyhine Ziraat Bankası tarafından icra takibi yapıldığı ve sanığın üzerine atılı bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında; sanık savunmasında suçlamaları kabul etmemiş, senedi ticari ilişkisi bulunan ve senedin arkasında cirosu olan şirkete verdiğini, senedin kendisi tarafından icraya konulmadığını beyan etmiş, sanık kabul etmediği için basit yargılama usulü uygulanmamış, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin rapor tanzim edilmiş, mahkemece sanık savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamı ile üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusu tarafından bedelinin tamamı yada bir kısmı ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Somut olayda sanığın, katılandan aldığı senedi ticari ilişki karşılığında başka bir şirkete verdiğini beyan etmesi ve senet arkasındaki cirolardan da bu husunun analaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, söz konusu senedin sanık tarafından hangi tarihte, senedin arkasında cirosu bulunan ve sanıktan sonra gelen şirkete verdiğinin, 31.10.2012 tarihinde düzenlendiği anlaşılan ve dosya arasında bulunan ibranameden önce verilip verilmediğinin tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/12 Esas, 2022/296 Karar yönelik sanğın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.