İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki 3402 Sayılı Kadastro Kanununun (3402 Sayılı Kanun) 22/2-a maddesi gereği yapılan uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı ... İdaresi vekili; İstanbul ili, Çatalca ilçesi, ... Mahallesi, eski 36 nolu (114 ada 16) parsel sayılı taşınmazın kısmen kesinleşmiş orman tahdidinde bulunmasına rağmen yapılan çalışma sonucu Hazine adına orman olarak tespit edilmediği, davalı malikler adına tarla vasfıyla tespitine karar verildiği, Komisyon tarafından yapılan tespitin hukuka uygun olmadığı iddiasıyla tespit tutanağının iptalini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; itiraza konu kadastro çalışmasından önce de taşınmazın tapu kaydında tarla vasfında olduğu, taşınmazın orman niteliği ile tescili talebinin genel mahkemelerde görülmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davalı ...'nün tapu kaydına göre paydaş olmadığı gerekçesiyle aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar vermiştir. Öte yandan dava konusu taşınmaz açısından itiraza konu kadastro çalışmasının gerek 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesine gerekse de bu kapsamda çıkarılan yönetmelik ve genelgelere uygun olduğu, kadastro çalışmasında hata olmadığı, yüzölçümündeki farkın eski tarihli kadastronun yapım tarihindeki teknolojik yetersizlikten kaynaklandığı gerekçeleriyle 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan kadastro işlemine itiraz davasının reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Karara karşı davacı ... İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; davacı tarafın davasını uygulama kadastro sonuçlarının askı ilan süresi içerisinde açtığını, uygulama kadastrosuna itiraz talepleri yönünden; mahkemece yapılan keşif sonucu dosyaya sunulan teknik bilirkişi raporlarından, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yapılan çalışmaların, Kanunu, Yönetmelik ve Genelgelere uygun yapıldığı, parselin yeni miktarındaki farklılığın sebebinin eski paftanın tarsimat edildiği dönemdeki teknolojiden kaynaklandığının rapor edildiği, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin 22/a çalışmalarına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Diğer taraftan uygulama kadastro çalışmalarında, davanın, dava konusu taşınmazın tapu maliklerine karşı yöneltilmesi gerektiği, bu nedenle Mahkemece, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne karşı açılan davanın husumetten reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu, yine 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosu amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı gerekçesiyle görevsizlik kararının da yerinde olduğu gerekçesiyle bu kısımlara yönelik istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı ... İdaresi, taşınmazın evvelinin orman olduğu, görev yönünden ve husumet yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu iddialarıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunanBölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.